web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa Günlük Haberler Enerji

Özdağ : Elektrikte “Kara Düzen” ve 15/75 Soygunu

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
19 Nisan 2026
-Enerji, Finans & Ekonomi
0
Özdağ : Elektrikte “Kara Düzen” ve 15/75 Soygunu
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Nisan başında elektriğe yeniden yapılan zam konusunda Elektrik Mühendisleri Odası’nın yaptığı kapsamlı açıklamayı yayınlamıştık. İlginç nokta –yukarıdaki tablodan da görebileceğiniz üzere– enerji üretim bedeli son 5 yılda % 24,5 (son 1 yılda ise % 0) artarken, özel firmaların elinde olan dağıtım bedeli % 880 ve vergiler % 108 artmış.

Okuyucularımız arasında, CHP’nin Samsun il başkanı olan Mehmet Özdağ’ı, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde, turk-internet.com’da yaptığımız söyleşilerden hatırlayanlar vardır. Yapılan yeni zamlar konusunda geçtiğimiz günlerde “23 yıllık AKP geleneği: Kâr garantili kara düzen” başlıklı bir yazısını okuduk. Biz de kendisine sorularımızı yönelttik.

  • Elektrik faturaları toplumun her kesimi için birer “ödeme emri” değil, adeta birer “ceza makbuzu” haline geldi. Siz bu durumu “Kara Düzen” olarak tanımlıyorsunuz. İlk sorum şu: Kamuoyunda sıkça dile getirdiğiniz 15/75 oranı teknik bir gerçek mi? Son 10 yılda enerji bedeli ile dağıtım bedeli arasındaki bu denge nasıl değişti?

Mehmet Özdağ: Evet, bu oran maalesef acı bir matematiksel gerçektir. 4 Nisan 2026 itibarıyla düşük kademedeki bir mesken abonesinin faturasının sadece %15’i gerçek enerji bedelidir. Tam %75’i ise doğrudan dağıtım şirketlerine gitmektedir.

Buraya nasıl gelindiğini anlamak için 10 yıllık değişime bakmak yeterli: 2016 yılında faturanın %56’sı enerji, %23’ü dağıtım bedeliydi. 10 yıl içinde enerji bedeli sadece %125 artarken, dağıtım şirketlerine ödenen bedel tam %2058 oranında artırıldı.

  • Bu noktada şunu sormak istiyorum: Üretim ve dağıtım özelleştirmeleri, bu fahiş artışlarda bir “milat” olarak kabul edilebilir mi?

Mehmet Özdağ: Kesinlikle. Özelleştirmeler bu soygunun miladıdır. “Rekabet gelecek, fiyatlar düşecek” denilerek 21 dağıtım bölgesi blok satışlarla devredildi. Ancak gelinen noktada özelleştirme, verimlilik değil, “kâr garantisi” getirdi. Eğer kamu kuruluşu olan EÜAŞ, üretimin amiral gemisi kalabilseydi, dağıtım bölgeleri kamu eliyle işletilseydi bugün bu rakamları konuşmazdık.

Özelleştirme dönemindeki mali tablo ile bugünkü tarife yapısı arasındaki ilişki, aslında Türkiye enerji tarihinin en büyük mühendislik görünümlü finansal kara düzen hikayelerinden biridir.

  • Peki, dağıtım bedelinin enerji bedelinin 5 katına çıkmasının arkasındaki asıl neden nedir?

Mehmet Özdağ: Mesele sadece bakım onarım, yatırım gibi teknik etkenlerle sınırlı değil. Asıl mesele şirketlerin 13 milyar dolarlık özelleştirme bedelini hane halkının elektrik faturası ile ödemek istemeleri ve AKP Enerji Bakanlığı ile onun noteri durumundaki EPDK’nın bunun yasal mevzuatını sağlamalarıdır.

Bu şirketler ihaleleri döviz bazlı kredilerle aldılar. İktidar, kur farkı yükünü halka ödetmek için faturayı bir “borç ödeme havuzuna” çevirdi. Bunun iki teknik kılıfı var: DVT (Düzenlenmiş Varlık Tabanı) ve %14,46’lık MGO (Makul Getiri Oranı).

EPDK tarafından 2026-2030 (5. Uygulama Dönemi) için belirlenen %14,46 oranındaki “Makul Getiri Oranı” (MGO), elektrik dağıtım sektörünün finansal sürdürülebilirliğini ve yatırım iştahını belirleyen en kritik parametredir. Şirket ne kadar çok “onaylı yatırım” yaparsa, varlık tabanı (DVT) o kadar büyür. Varlık tabanı büyüdükçe, %14,46 üzerinden hesaplanan mutlak kâr rakamı da büyür.

Bu kâr payı, tüketicilerin ödediği kWh başına dağıtım bedeli üzerinden tahsil edilir. Yani bu oran ne kadar yüksekse, dağıtım bedeli de o kadar yüksek belirlenir. Şirketin yaptığı her harcama (lüks araçlar, binalar, reklamlar, temsil harcamaları, üst düzey yönetici maaş prim vs.. ) DVT’ye ekleniyor ve üzerinden net kâr garanti ediliyor. Şirket ne kadar çok harcarsa, vatandaştan o kadar çok para topluyor.

  • Bu piyasada aynı grubun hem üretici, hem dağıtıcı, hem de tedarikçi olması bir tekel durumu yaratmıyor mu? Bu dengesizlikten kimler yararlanıyor?

Mehmet Özdağ: Bu tam anlamıyla bir “dikey bütünleşik tekel” durumudur. Aynı holding grubunun bir şirketi elektriği üretiyor, diğeri taşıyor, öbürü de size faturayı kesiyor (Görevli Tedarik Şirketi). Bu yapı, denetimi imkansız kılan ve kârı her aşamada holdinge kilitleyen bir modeldir. CK (Cengiz-Kolin), Enerjisa (Sabancı), Limak gibi dev gruplar bu “kara düzenin” ana aktörleridir. Pazar payları nüfus yoğunluğuna göre öyle bölüşülmüştür ki; vatandaşın seçme şansı yoktur, holdingin ise zarar etme riski yoktur.

  • Vatandaşın cebine dönersek; sadece bu son dağıtım zammı, düşük gelirli bir haneden yıllık ne kadar para koparacak?

Mehmet Özdağ: Türkiye’nin toplam faturalanan elektrik tüketimi 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 361 TWh (Teravatsaat) seviyesine ulaşmıştır.

  • Mesken Grubu Payı: Toplam faturalanan elektriğin yaklaşık %25,3’ü mesken abonelerine aittir. Bu da yıllık yaklaşık 91,3 TWh’lik bir tüketime karşılık gelmektedir.
  • Abone Sayısı: Toplam 51,3 milyon abonenin yaklaşık %82’sini (yaklaşık 42 milyon) mesken aboneleri oluşturmaktadır.

Mesken düşük kademe (DK) abonelerinin yaklaşık %75-80’i tüketimini bu kademede tutabilmektedir.

Dağıtım bedelindeki artışın DK meskene yıllık ek yükü: Nisan 2025 → Nisan 2026 arası dağıtım bedeli artışı (+0,589 TL/kWh) 55-60 milyar kWh tüketimle çarpıldığında ~34 milyar TL ek yük özel dağıtım şirketlerine akıyor — sadece bu gruptan.

Bu para üretim için değil, sadece dağıtım şirketinin kasasına “net fark” olarak girecek. Emeklinin, asgari ücretlinin sofrasından ekmek parasından alınıp holdinglerin bilançosuna ekleniyor.

  • Dünyada, örneğin OECD ülkelerinde böyle bir tablo var mı? AKP’nin bu modelini dünya nasıl açıklar?

Mehmet Özdağ: OECD içerisinde 15/75 örneği yoktur; bu bir Türkiye anomalisidir. OECD ülkelerinde faturanın ortalama %50’si enerjidir, dağıtım payı %25-30’u geçmez. AKP rejimi, enerjiyi bir kamu hizmeti değil, bir “sermaye transferi” aracı olarak görüyor. Batı’da dağıtım bedeli “hizmet maliyeti” iken, bizde “holdingi yüzdürme vergisi”dir.

  • Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Mehmet Özdağ: Mesken (DK) için enerji tasarrufu artık bir illüzyondur; çünkü faturanın %75’i sabitlenmiş bir kâr payıdır. Siz lambayı söndürseniz de holdingin kârı garantidir. Bu düzeni değiştirmek bir siyasi tercih değil, milli bir zorunluluktur. Dağıtım bedelleri derhal indirilmelidir! AKP’nin ampülünü söndürmekten başka çaremiz yok.

Etiketler: Elektrik Dağıtım SektörüElektrik TüketimiManşetMehmet ÖzdağSöyleşi - Röportaj

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.