Bu söyleşinin ilk bölümünü Prof.Dr.Özmen : Türkiye’nin Genç Nüfusuna ve Girişimci Ruhuna İnanıyorum – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Türk.internet.com: Peki ama Şule Hanım, girişimcilik tarafı güzel dediniz. Diğer tarafta devlet internet girişimcilerimize yeteri kadar destek veriyor mu? Destekten vazgeçtim, -yeni bir elektronik ticaret kanunu geliyor ama- kanunlarla veya diğer uygulamalarla, yönetmeliklerle e-ticaretin önünü açıyor mu?
Prof.Dr.Şule Işınsu Özmen: Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin, burada eleştiri yerine, yapıcı bir şekilde konuşmak istiyorum. Şöyle bir tespitim var; bu işi gençler iyi biliyor. Ben bu yaşımda hep gençlerden öğreniyorum ve hiç gocunmuyorum. Öğrencilerimden öğreniyorum, genç girişimcilerden öğreniyorum. Onlardan öğrendiklerimi sonra tecrübelerime aktarıyorum.
Şöyle bir saptama doğru olabilir; devletimizin bünyesinde bu konuyla ilgilenen genç arkadaşlar var, biliyorum. Onların işi çok zor, bazen onlarla da birlikte oluyoruz, konuşuyoruz. Onlar ne zaman ki biraz daha üst pozisyonlara, bürokrat pozisyonlarına geçerler, o zaman devlet e-ticaret işini daha iyi anlamaya başlar. Bugün anlatabilmek çok zor. Benim jenerasyonum için bile.
Ben bu işin içine 2000’li yıllarda girdiğim ve o zamandan beri anlamaya, öğrenmeye çalışıyorum. Devletimizin önemli noktalarında bu işle ilgili kişilerin bu işi özümlemelerini beklemek belki bitaz onlara haksızlık olur. Var, olmaz demiyorum ama şöyle diyorum; mesela dergi otomasyonları, çok güzel e- devlet uygulamaları var. İnanın onların çoğunu gençler ve gençlere destek veren e-vizyon sahibi bürokratlar yapıyor.
O yüzden devletimize şöyle bir mesaj verelim eleştirmeden; lütfen gençlerin projelerine güvenin. Bir de bu dünya hızlı bir dünya. Yani siz orada bir karar alana kadar, bir kanun çıkarana kadar dünya o kadar hızlı gidiyor ki yetişmek zorundasınız.
Yani daha çok mu çalışacağız? Bizlerden destek mi istiyorsunuz? Seve seve! Yani Füsun Hanım sizi de biliyorum, bu konuda ne kadar emek verdiğinizi. Bu değişim çok hızlı inanın. Biliyorum bir e-imza kanunu çıktıktan sonra bile yönetmeliklerin yapılması ne kadar zaman aldı. Arzu edilmediğinden değil, bir hantallık mı söz konusu? Yoksa biliyorum pırıl pırıl arkadaşlar var o devletteki uygulamalarda.
Türk.internet.com: Neden anlaşılması zor?
Prof.Dr.Şule Işınsu Özmen: Zor. Özümsemek lazım. Ben şuna kızıyorum; “Bizim yaşımız ileri bunu yapmak için, efendim Messenger’da chat mi yapacağız?” Hayır efendim, messenger chat aracı olarak bakılmasın lütfen. Facebook’a da arkadaş bulmak olarak bakılmasın.
Bunlar ticari uygulamalar getiriyor, değer yaratıyor. Reklamını yapıyor Facebook’ta, orada bir grup kuruyor. O yüzden lütfen bu işin ticari tarafına da bakalım. Bir arkadaşım Messenger’dan iş bağlıyor. Çünkü onun hizmet ettiği kitle Messenger’ı çok kullanan bir ülkeymiş.
Dolayısıyla galiba birazcık anlamaya çabalamamız gerekiyor. Benim iki tane yetişkin delikanlı ve bir genç kız çocuğum olduğu için, nerede bir yenilik var, derhal başıma kakılıyor. “Anne Facebook’a üye ol, anne Twitter kullanıyor musun? Anne Friendfeed?”
Bütün bunlar aslında yenilikleri anlamama yardım ediyor. Bu işe birazcık daha gönül vermek lazım galiba. Çünkü ben diyorum ki, ülke şu treni inanın bana internetle yakalar ya da devletimiz açması gereken noktalarda önünü inşallah açarsa, daha da hızlı yakalar diye düşünüyorum.
türk.internet.com: Peki, bir de çuvaldızı batıralım. Sizce üniversitelerde e-ticeret konusunda yeterince ders var mı? Bilgi Üniversitesi’ne sizin gibi herşeye yetişen, hoş bir hoca bulmuşlar. Diğer üniversiteler?
Prof.Dr.Şule Işınsu Özmen: Teşekkür ediyorum. Ben bu konuda çuvaldızı daha önce de batırdım. Hatta radyo programlarında da batırdım. Batırayım, ne olacak! -Yani sözüm bu konuda çalışma yapan değerli arkadaşlarımdan dışarı meclisten dışarı der gibi.-
Ben akademisyenlerimizin sadece ‘e-‘ konularda değil ,çok açık söyleyim başka diğer konularda da sektörün gerisinde kaldığına inanlardan biriyim. Takip etmeleri gerekiyor her konuda.
Derslere bakıyorsunuz, benim elimden gelse inanın bütün derslerin önüne ‘e-‘ koyacağım. Çünkü bu bir araç dedik mi baştan prensip olarak? Bu bir araç! Dolayısıyla ben mesala online eğitim de veriyorum, online eğitimle ilgili çalışmalar da yapıyorum.
Sevgili akademisyen arkadaşlar -Bilgi Üniversitesi bu konuda çok ileri. Kesinlikle bu konuda sözüm meclisten dışarı çünkü yıllardır lisansta ve yükseklisansta, uzaktan eğitim haricinde zaten hocalarımız online. Online bir sitemiz var ‘Bilgi online’ diye, onu kullanırlar. Derslerini, notlarını yüklerler.
Yani konu sadece e-ticaret dersi olmak zorunda değil kesinlikle.
Bugün e-ticaret derslerinin meslek yüksek okullarında okutulduğunu öğrendim. Bu kitabım dolayısıyla çok mutluyum, bu kitap aslında bir hizmet. Kitabımın reklamı diye düşünmeyin. Çünkü işin açıkçası yazara sadece prestij kazandıran kitaplardır bunlar, onunla da gurur duyuyorum yani herhangi bir maddi beklenti değil.
Bu bilgilerin hepsine -başta sevgili Füsun Hanım’ın sitesinde olmak üzere- zaten erişiliyor. Ama benim yapmaya çalıştığım bunu bir ders kitabı haline getirmek. Arkasında sorular var. Ben yayınevimden rica ediyorum,bütün hocalara lütfen gönderin. Yani üniversitelerimizde bu derslerin hep açılması lazım. Liselerde, meslek yüksekokullarında açılması lazım. Bu kitabın birde blog sitesini yaptım. Şimdi diyeceksiniz ki, evet teknik değilim, ben işletmeciyim ama öğrendim, çok zor değil ve bir blog sitesi açtım bu kitapla ilgili ‘eticaretkitabi.com’ diye. Sırf öğrencilere hizmet olsun, merak edenlere hizmet olsun diye. Dolayısyla üniversitelerimiz bu konuda biraz daha duyarlı olmalılar bence. Yönetimin aslında biraz daha duyarlı olması lazım, akademisyenlerimizin. Evet çuvaldızı kendimize de batırdık.

Kaynak : 