Barış Atay’ın aralarında bulunduğu 14 kişi ile başlayan RedHack operasyonu sürerken, serbest bırakılanlardan Taylan Kulaçoğlu ikinci kez gözaltına alındı ve tutuklama kararının okunması için Ankara’ya sevk edildi. Sevk kararının ardından da bu geceyi geçirmesi için Metris Cezaevi’ne gönderildi.
Taylan Kulaçoğlu, RedHack grubunda “Manyak” adıyla bilinen kişi olmakla suçlanıyor. Kulaçoğlu’na şu suçlamalar yöneltildi: “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme.”
Sanıktan mı delile, delilden mi sanığa?
Konuya yakın hukuki kişilerle yaptığımız görüşmede, RedHack operasyonunda önemli bir hukuk hatası belirtiliyor; “sanıktan mı delile gidilir, delilden mi sanığa gidilir” şeklinde işaret edilen hukuk paradigması bu olayda mevcut. Yani hukuk çerçevesinde deliller değerlendirilerek, sanıklar bulunacağına, sanıklar bulunup deliller araştırılıyor, oluşturuluyor.
Neyi kastediyoruz; ilgili iddianamelere bakıldığında, sanıkların tespitinde, Twitter üzerindeki 700.000’i aşkın RedHack takipçileri listesinin incelendiği ve bazılarının tespit edilip, bunların hesaplarından yapılan mesajlaşmanın ve diğer iletişimin takip edildiği anlaşılıyor.
Zaten, Kulaçoğlu’nun avukatları Efkan Bolaç, İsmail Demirci ve Gülşah Deniz, Ankara Terörle Mücadele Kanunu 10. madde ile görevli Hakimliğe verdikleri dilekçede, aynı nedenle yani Kulaçoğlu’nun “Manyak” olduğu iddiasına eleme yöntemiyle ulaşılması nedeniyle itiraz ettiler.
Bu eleme nasıl oluyor diye sorarsanız; Kulaçoğlu olayında, “Manyak” rumuzlu kişinin daha önceki iletişiminden bir şekilde Fransa’da yaşadığı tespit edilmiş. Bir iletişiminde de dedesinin vefat ettiğini söylemiş. Polis, bu nedenle Fransa’da yaşayan Türkleri incelemiş, yakını ölen kişi sayısı olarak 6.000’e kadar inmişler. Bunların arasından bilgisayarla ilişkisi olanları tarayarak da sayıyı azaltmışlar
Bu şekildeki yaklaşımın bir tarafında “RedHack takipçilerini korkutma” ya da “zayıf olanı tutarak, asıl hedefe gitme, yani RedHack olmayanı elinde tutarak RedHack’i sinirlendirme” gibi stratejiler olabileceği yorumu da yapılıyor.
Bu arada not edelim; gözaltına alınma ile ilgili olarak geçen yılın iddianamesine bakıldığında, maillerin tamamına yakınının hotmail.com olduğu görülüyor. Örneğin gmail.com uzantısı yok. Konuya yakın kişiler, “muhtemelen Microsoft’tan bazı bilgiler talep edilip, alınabiliyor” şeklinde yorum yapıyorlar
Barış Atay’ın RedHack Kapsamında Tutuklanması Gezi Olayları ile mi İlgili
Diğer yandan Barış Atay örneğinde, Atay’ın “ses benzerliği” nedeniyle içeri alındığı kaydedilse de, Gezi olaylarının da Atay gözaltısında etkin olduğu zannediliyor. Zannediliyor diyoruz, çünkü Atay’ın daha önce de yayınladığımız tweet’lerine bakıldığında, pek de hacker becerisi gözükmüyor.
Konuyu CHP Milletvekili Veli Ağababa dün TBMM’de şu şekilde dile getirdi :
Değerli arkadaşlar, bir dönemden geçiyoruz. Bakın, geçtiğimiz günlerde yaşadığımız bir olayı anlatacağım. Bunun, acaba Führer Almanya’sında mı, Mussolini İtalya’sında mı olduğuna siz karar verin. Bununla ilgili hâlâ köşesinde yazı yazabilen, hâlâ yazı yazma özgürlüğü kısıtlanmayan Eyüp Can diyor ki: “Operasyon manyağı olduk!” Demokrasimizin ne kadar ileri gittiğini siz hesaplayın arkadaşlar. Gezi operasyonu, Tuzluçayır operasyonu, Armutlu operasyonu, en son bir RedHack operasyonu var ki dillere destan bir operasyon, içinde Barış Atay’ın da olduğu.
Bir sinema sanatçısı gözaltına alınıyor, elleri kelepçeli şekilde emniyete gidiyor, elleri kelepçeli şekilde bütün basında teşhir ediliyor ve yanında 19 tane arkadaşı, tanımadığı insanlar. Ne için Barış Atay gözaltına alınmış, ne için? Barış Atay’ın sesi RedHack filmindeki o RedHack sözcülüğünü yapan insanın sesine benzediği için. Herhangi bir kanıt var mı? Yok. Herhangi bir işlem var mı? Yok. Barış Atay bilgisayarı ne ölçüde kullanabiliyor? Bilgisayarı orta düzeyde, hepimizin kullandığı gibi kullanabiliyor. Ve değerli arkadaşlar, Barış Atay kelepçelerle içeri sokuluyor, kelepçelerle resimler verdiriliyor. Bunun aslında amacı ne? Onu alan polisler de yani Hükûmet Barış Atay’ın suçsuz olduğunu biliyor, oraya giren insanların suçsuz olduğunu adı gibi biliyor ama bir mesaj vermek istiyor, “Sen Gezi eylemlerine katıldın, seni cezalandıracağım.” diyor ki Basketbol Millî Takımı’na giren Cenk Akyol’un da Basketbol Millî Takımı’ndan çıkarılmasını sağlayan aynı Başbakandır, Barış Atay’ı cezaevine atan, gözaltına aldıran aynı Başbakandır.
Biz bununla ilgili CHP Cezaevi Komisyonu olarak, Gezi eylemine katılan 500’e yakın insanı ziyaret ettik cezaevlerinde, karakollarda. Birçoğu, birçoğu değil tamamı ilk kez gözaltına alınıyor; tamamı, tamamına yakını üniversite mezunu, üniversite okuyan gençler.
Sebeb Melih Gökçek Didişmesi mi?
RedHack operasyonu konusundaki başka bir tartışma ise, grubun yayınladığı Melih Gökçek iletişiminin bu gözaltılara neden olduğu şeklinde.
Belediye Başkanlığı seçimlerinin yaklaştığı bugünlerde, Ak Partiden yeniden Ankara adayı gösterilen Melih Gökçek yine seçilirse bir rekor kırmış olacak. Ancak Twitter’daki parlak mesajları ile gündemden düşmeyen Gökçek hakkında RedHack uzun zamandır çeşitli belgeler yayınlıyor. Şubat ayında TOBB Başkan Vekili, Ankara Ticaret Borsası Başkanı ve Kredi Garanti Fonu Başkanı Faik Yavuz’a ait dosyaları yayınlayan RedHack’in dosyalarında Yavuz’un, Melih Gökçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupların yanısıra arazi yolsuzlukları iddiaları vardı.
RedHack daha sonra bir TV kanalında, Gökçek’in karısını aldattığına dair iddialarda bulunmuştu.
Son olarak dün Ankara Ekmek’in web sitesini hackleyen RedHack şu mesajı bıraktı :
1994 yılından beri bire karabulut olarak ANKARA’nin üstüne çöktün,
Böyle sanatın icine tükürürüm sözün ilk icraatın oldu
19 yıl o koltukta oturdun ama 19 cm metro yapmadın
Ama ağaçlar kestin medya patronluğuna spor yöneticiliğine soyundun
Halkına küfürler savurdun, hakaretler ettin yetmedi ceza verdirdin
İşçinin köylünün memurun esnafın alınterini çaldın EKMEĞİNİ gasp ettin
Sonra #RedHack ortaya çıktı ve sana hesap sordu DUR dedi.
Sen yine laf dinlemedin kaçmayın yakalayacağım diye tehdit ettin.
Yediğin her tokat daha fazla azdırdı zalimleştirdi seni
Ama sen bıkmadın usanmadın uslanmadın
#HalkinEkmegindenEliniCek düş ANKARAN’IN yakasından eğer birazcık onurun kaldıysa…
HALK ICIN HACK REDHACK !!!”
1 aralık 2013 güncelleme : RedHack pazar günü bir video yayınladı ve operasyonla ilgili bazı bilgiler verdi. Bu videoya şu linkten ulaşabilirsiniz : YouTube : RedHack Açıklaması
Taylan Kulaçoğlu’nun Metris Cezaevinden yazdığı belirtilen mektuba ise burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 