40. Yılını deviren SAS, geçtiğimiz sene 3,2 milyar dolarlık bir gelire ulaşmış durumda. Dipnot olarak eklemek gerekir: SAS, halka arz edilmemiş bir şirket. Özellikle bankacılık, perakende, sigorta, telekom, otomotiv, sağlık sektörleri başta olmak üzere, pekçok kategoride veri analitiği konusunda servis sağlıyorlar. Toplantının konuşmacısı SAS Türkiye Müdürü Hakan Erdemli’ydi. Data kaynakları çoğalıyor, datanın analitiğe ihtiyacı artıyor, dataya ulaşım kolaylaşıyorDijitalleşmenin ve nesnelerin daha fazla veri üretmesiyle birlikte, buna ters orantılı olarak data kullanımı, datanın analizinin ve işlemenin maliyetleri de düşüyor. Aynı zamanda datanın kullanım alanı da çoğalıyor. Zettabayt’ları aşabilen datalardan söz edilse de kesinlikle maliyetlerin gittikçe düştüğü ve popülerleştiği bir gerçek. Tam da bu bağlamda daha önce içine kapanık ve belirli kurlarda çalışan veri şirketleri, daha uygun fiyatlarla daha halka açık alanlarda çalışabiliyorlar.
Şuna bağlayabiliriz:
Daha popüler bir kullanıma sahip olan data segmenti, kullanıcı veya müşterinin direkt olarak beklentilerine yanıt olabiliyor. Toplantıda sık sık; kişinin hayat standartlarına yönelik daha kişisel ürünler üretilmesi, daha kişisel sunumları beraberinde getiriyor. Örnek vermek gerekirse; kişinin ihtiyaçlarının, kişisel cihazlarıyla analiz edilip, karşısına çıkarılacak olan dijital reklamların da buna göre geliştirilmesi de buna bağlı. Ancak şöyle bir ayrıntı var; bugün kadar, datayla ilgili toplantılarda ilk başta ‘verilerin korunması’ ile ilgili oldu ve bu konuda gün geçtikçe daha katı kurallar uygulamaya başladılar. Buna ek olarak kullanıcının, data üretebilen nesneleri veya servisleri kullanmasıyla birlikte, bu data alışverişine de sözlü ve yazılı olarak onayladıklarını belirtiyorlar. Değil ürünleri, ülkelerin geleceği dahi datalar ve data analitiği belirliyor.
Türk İnternet olarak; ‘Donald Trump’ın seçim çalışmalarının bir Big Data firmasının üstlendiğini, bu konuda siyasetçilere ne tip verilerin sağlandığını sorduk. Yanıt olarak SAS’ın Barrack Obama’nın veri danışmanlığını SAS’ın yürüttüğünü öğrendik. Nasıl yapıyorlar ve ne yapıyorlar?Öncelikle sosyal medya çok önemli. Neyi “Like’layıp, like’lamadığımız” altın değerinde. SAS, Obama’nın seçim çalışmaları süresince manşet cümlelerinden ve konuşmalarından sosyal medyaya akışını analiz etmiş.
Hangi cümleler beğenildi, hangi cümleler tepkiye yol açtı, hangi cümleler Obama’nın aleyhine işleyebilir?
Bu ölçümler, siyasetçinin karşısına sunuldu ve Obama, konuşma metinlerini, SAS’ın elde ettiği analizler doğrultusunda hazırladı. Dolayısıyla, iletişimin temellerinden olan ‘kitle iletişim araçları’nın misyonu değişiyor. Kitle iletişim araçları, belirli çalışmalar doğrultusunda sadece görüntü veya ses olarak kitlelere sunulıuyordu.Kitle iletişiminde fakültede gösterilen bir tablo vardır: Kitle iletişiminin kalbi ve temeli olan bu prensip, yüzyıllar boyunca aynı şekilde seyretmişti. Kaynak–Verici-Kanal-Alıcı-Hedef. Yani; en basit haliyle iletişim süreçlerinde TV’nin, telefonların, veya diğer ekranların kullanılması gibi bir süreç işlerdi. Durum, dijitalleşmesiyle birlikte şu şekile büründü: Kaynak-kanal-verici-alıcı-hedef.
Kahrolsun ‘Laswell Formülü’ Yaşasın; Frankfurt Okulu
Frankfurt Okulu’nun iletişime yaklaşımı tamamiyle eleştirel bir yaklaşım. Yani, artık Laswell formülündeki gibi iletişim tek yönlü bir süreç değil, kaynağa bağlı olarak gelişen organik bir süreç. Laswell’in iletişim formülü, tek bir kaynaktan, kitleye sunulan içerikleri sunuyordu. Şimdi ise Frankfurt Okulu’nun prensiplerini işlediğini görüyoruz. Böylece, kitle değil, kişilerin neye ne tepki verdiği oldukça önemli hale geldi. Kapitalizmi, Leninizmi eleştiren bir bilim aygıtı, iletişimin üreticilerini kendilerini eleştirmeye olanak tanıyor, genel-geçer kabulleri resmen yıktı.Görüldüğü gibi büyük veri, verinin işlenmesi, veri analitiği gerek iletişimde gerek ‘dünyanın şekillenmesinde’ kaynak olarak bireyleri alıyor. Böylece verinin elde edilmesi gittikçe kolaylaşıyor, veri rakamlarının artmasına karşın; bu tip süreçlerin kullanım bedeli düşüyor.
Kişisel verilerin korunması ciddi yaptırımlarla korunma altında (mı)
SAS’ın Türkiye Ülke Müdürü Hakan Erdemli, kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında yürütülen çalışmaların bu yılın öncelikli konularından olduğunu altını çizerek belirtti. Özellikle bu konuda, milyon liralık cezalar, hapis cezaları ve çeşitli yaptırımlar uygulandığını belirterek, veri analitiği konusunda belirli sınırları aşamadıklarını defalarca söyledi.

Kaynak : 