Wall Street’te yayınlanan bir haber dikkatimizi çekti. 2013’ün en önemli teknolojisi olarak SnapChat’i gösteren yazının başlığı “Silinebilir İnternet İster miyiz?”.
SnapChat lise düzeyindeki gençlere yönelik bir mesaj uygulaması. Gönderilen mesajlar ya da resimler, gönderildiği kişi tarafından açıldıktan bir kaç saniye içinde kendiliğinden yok oluyor.
SnapChat bazılarına göre “aptal” ve ne için kullanıldığı belirsiz bir uygulama. Ama bazıları tersine düşünüyor; bu uygulamanın yani kendi kendini yokeden resimlerin kötü tarzda kullanılmasının mümkün olabileceğini uyarısında bulunuyorlar.
SnapChat henüz önemli bir başarı kazanmış değil ama bu teknolojinin yani “silinebilir internet’in” önümüzdeki bir kaç yıl içinde hayatımızda yer alabileceği öngörülüyor. Resimlerinizin internette ömür boyu yer alması mı, yoksa sadece kısa bir süre gözüküp, sonra yokolması mı? İnternetin gelmekte olan yeni tartışması bu.
Şimdilik silinebilir internet sadece SnapChat’te ama zamanla diğer site ve servislerin de bu teknolojiyi kullanması bekleniyor. O zaman internet başka bir şekile, daha doğrusu daha kişisel şekle bürünebilecek. Yani mesela Facebook üzerine resminizi koyacaksınız ama sadece arkadaşlarınıza göstermek için kısa bir süreyle. Daha sonra yokolacak.
Ama tabi bu konuda bir sürü soru ortaya çıkıyor; mesela “bu özellik şantaj ya da tersine karşıdaki kişiye uygunsuz bir resim göndermek için kullanılabilir mi?” Ya da böyle bir durumda, “polis/hukuk, servis veren şirketi sunucularında süresi bitince yokolan resmi tutması için zorlayacaklar mı?” gibi.
Big Data’ya Bir Tehdit
Ama asıl soru şu; ve Wall Street Journal de bunu soruyor; “Biz böyle bir internet istiyor muyuz?” Bugünün dünyası “big data” üzerine kuruluyor. Bu nedenle silmek, pek alışılagelmiş değil. Tam tersine, kullanıcılar, her türlü uygulamayı parasız kullanacak, karşılığında kendileri ile ilgili mümkün olduğunca çok veriyi internete yükleyecek, firmalar da bu verileri analiz ederek, reklam şirketlerine profil oluşturacaklar. Diğer deyişle “eğer parasız kullanıyorsanız, ürün sizsiniz”[1]. Dolayısıyla bu silme fikri nasıl çalışır, ya da internet devleri tarafında bu fikir tutar mı, bilinmiyor.
Teknoloji firmalarının bugün sunduğu hizmetlerin çoğunun parasız olmasının arkasında yatan iş modeli, kullanıcıların verilerini tutmak ve analiz etmek üzerine kurulu. Eğer kullanıcı verileri silinir ise, o zaman internet devleri reklamdan para kazanamaz hale gelecekler. O zaman da bu ücretsiz uygulamalar başka bir iş modeline dönmek zorunda kalacaklar.
Ama internet devlerinin reklam gelirlerine, bugünlerde bir tehdit de “kişisel verilerin korunması” konusu. Gerçi kullanıcılar verilerinin korunmasını istiyor ama bir yandan para ödemekten hoşlanmıyorlar. Bunları son yıllarda daha çok ağırlık kazanan OBA denilen davranış temelli reklamlar çerçevesinde “istiyoruz-istemiyoruz” şeklinde tartışmaya başlamıştık ki, NSA skandalı ortaya çıktı.
Yani yıllardan beri tartışılan [2] verilerinizin NSA benzeri devlet kurumlarınca, sizin hakkınızda casusluk amaçlı kullanılabildiği düşüncesi, özellikle Edward Snowden tarafından ortaya dökülen bilgiler sonrasında daha çok endişe yaratmaya başladı. Bu da silinebilir interneti destekleyebilir bir düşünce.
Bakalım sırada “Silinebilir İnternet” var mı?
[2] Assange, Google ve Facebook’un İstihbarat Birimlerine Yan Projelerle Katkı Verdiğini İleri Sürdü



Kaynak : 