İsviçre’nin en büyük telekom operatörü durumunda olan ve eski devlet teşebbüsü PTT’nin 1988’deki özelleştirme sonrası varisi durumundaki Swisscom’un CEO’su Carsten Scholter 2 gün önce evinde ölü olarak bulundu. İlk polis raporları, 49 yaşındaki CEO’nun intihar ettiğini gösteriyor. Scholter’in 2009 yılında eşinden boşandığı ve çocuklarını yalnızca 2 haftada bir görebildiği, bir süredir ciddi bir stres altında olduğu rapor ediliyor. Ayrıca Scolter’in telekom camiasında sıkça görülen “sürekli çalışma halinden muzdarip” olduğu ve zaman zaman bu konuda yakındığı da bildirilmekte.
Ülkemizde yayınlanan ünlü bir dizinin baş aktrisi apar topar diziye veda edip gittiğinde tükenmişlik sendromu çok konuşuldu. Belki de bu sendromun en olası kurbanları ise bir eli yağda bir eli balda olduğu sanılan CEO’lar. Özellikle telekom sektörü gibi oyunun sürekli değiştiği ve sürekli dinamik kararlar alınması gereken sektörlerde CEO’ların çalışma temposu inanılmaz ağır olabiliyor. Bu durumun son örneği ise 49 yaşında intihar ettiği söylenen Swisscom CEO’su Carsten Scholter.
Scholter 2000 yılında Swisscom’a katılmadan önce de Mercedes ve Debitel firmalarında orta ve üst düzey yöneticilik yapmış. 2006 yılında Swisscom’un CEO’luğu pozisyonuna getirilen Scholter, firmayı hantal bir eski telekom tekelinden dinamik bir yapıya taşımasıyla tanınıyor. 2007 yılında İtalyan telekom şirketi Fastweb’i satın alan Swisscom, 2008 başında ciddi bir yeniden organizasyona giderek bünyesindeki departmanları daha verimli ve çözüm odaklı gruplara dönüştürmüştü. Scholter’in bu dönüşümde ciddi bir payı olduğu söyleniyordu.
Ancak 2009 yılında eşinden ayrılan ve çocuklarını ancak 2 haftada bir görebilen Swisscom CEO’su, son dönemde smartphone cihaz kampanyaları nedeniyle şirket gelirlerinin ciddi bir biçimde düşmeye başlamasıyla strese girmişti. Ayrıca ülkedeki regülatör kurumun açtığı soruşturmaların da şirket içinde huzursuzluk yarattığı ve Scholter’in her zamankinden çok daha fazla çalışmaya başladığı rapor ediliyor.



Kaynak : 