Yılın son günü Resmi Gazete’de yayınlanan BDDK yönetmeliği ile telekom ürünlerinde kredi kartına taksit uygulaması ortadan kaldırıldı. Cep telefonu satan kurumlara soğuk duş etkisi yaratan bu gelişme, o günden bu yana ilgili kurumların bakanlıkları ve BDDK’yı ziyaret etmeleri ve kararın geri alınmasını ya da ertelenmesini talep etmeleri ile karşılandı ama hükümette bu konuya yönelik geri adım yok.
Akıllı telefonların satışlarında 1500-2000 TL’lere varan fiyatlara karşı kredi kartına taksit uygulaması ile büyük bir kolaylık sağlıyordu. Akıllı telefonlar, 2009-2010’larda “pazar doygunluğa ulaştı, şimdi bayiler ne yapacak” şeklindeki gelişmelere panzehir olarak ortaya çıkmış, bir yandan da operatörlerin düşen ses gelirlerine karşı, veri gelirleri yaratarak rahatlama ve hatta gelişme sağlamıştı.
Bu açıdan kredi kartına taksit uygulamasının kaldırılması hem bayilerin, hem de operatörlerin problemi durumunda. Buna vergi gelirlerindeki azalma ile devleti katmak da mümkün.
Uygulamanın başladığı şubat 2014’den bu yana cep telefonu satışlarında bir gerileme raporlanıyor. Dün Gold Teknoloji Mağazacılık Pazarlama Müdür Kılınç Erdemir ile “telekom” ürünlerinde taksitlerin kaldırılması sonrasında satışların gidişatını konuşmuştuk[1]. Bugün de mobil telefon bayileri tarafına bakalım dedik. Mobisad Genel Sekreteri Ömer Kavas ile konuştuk.
Bugün cep telefonu satışlarını yapan geleneksel kanallar şöyle özetleniyor;
-
a. Zincir Mağazalarda satış
b. Teknoloji Marketlerindeki satışlar
c. Cep telefonu Satıcıları (resmi ve resmi olmayan bayiler)
Bu kanallardan zincir mağazalar ve teknoloji marketlerindeki satışların, taksitlerin kalkması ile birlikte düştüklerini dün gördük (Gold Teknoloji bu rakamı % 60 olarak veriyor ve hatta diğer konular olan laptop vs satışlarının da etkilendiğini belirtiyor).
Resmi Bayilik Statüsünde Olanlar Kontratlı Satışlara Devam Ediyor
Cep telefonu satış sektörüne bakıldığında ise, 2 tür bayi olduğu görülüyor. Bunlardan birisi, mobil operatörlerin yetkili bayisi statüsünde olanlar, diğeri ise bu statüde olmadan da satış yapanlar.
Sektörün derneği olan Mobisad, resmi bayi tarafında kredi kartına taksitli satışın kaldırılmasından sonra temlikli (kontratlı) satışlarda yükselme beklendiğini ama beklenen düzeyde yükselme olmadığını söylüyor. Temlikli satış, telefonun bedelinin 24 aya kadar bölünmesi ve üzerine belli bir konuşma miktarının konulması ile oluşturulan tarife planlar üzerinden satış yapılması anlamına geliyor. Bu satışlarda mobil operatörler riski üstleniyor ama karşılığında 24 ay boyunca gelirlerini sabitlemiş oluyorlar.
Mobisad’ın rakamlarına gore, kredi kartına taksitli satışlar kaldırılınca, resmi bayi statüsünde olan mağazalarda % 15 düşüş meydana gelmiş ama bunun bir kısmının kontratlı satışa dönmesi ile düşüş miktarı % 10 gibi gerçekleşmiş durumda. Resmi bayi statüsünde olmayan bayilerde ise düşüşün % 40-50 aralığında olduğu bildiriliyor.
Diğer yandan enteresan bir başka husus şu; kredi kartına taksitli satışların da bu kontratlı satışlara dönmesi bekleniyordu ama bu olmamış.
Yine resmi bayi statüsündeki firmaların satışlarında, teknomarket ve zincir marketlerdeki düşüşü karşılayacak miktarda değilse de, bir miktar artış bekleniyordu ama bu artışın da olmadığı raporlanıyor.
Resmi bayilik statüsünde olmayan bayilerin satışları ise sadece kredi kartına taksitli satış yaptıkları için tamamen düştüğü belirtiliyor. Bu tür bayilerin tek şansı senet usulü satış.
20.000 Cep Telefonu Bayisi % 50 Kredi Kartına Taksitle Çalışıyordu
Mobisad’tan aldığımız bilgiye göre, Türkiye’de resmi bayi sayısı 3,400. Resmi olan ve olmayan bayi sayısı ise 47,500 olarak veriliyor. Ancak resmi olmayan bayilerin bazıları 2 ya da 3 operatöre birden hizmet verdiği için gerçek rakamın 20.000 civarında olduğu hesaplanıyor (resmi bayi sayısı, toplamın % 17’si).
20.000’e yakın işyerinden geçen yıllarda kredi kartına taksitli satış miktarının % 15-20 olduğu ve bunun da % 95’inin 9 ayın üzerinde taksitlendirildiği raporlanıyor. Taksitli satışlardan, kontratlı satışa dönen miktar % 5 civarı olarak görülüyor.
Sektörel Cironun Azalması, Dolayısıyla Küçülme ve Vergi Azalması Olacak mı?
Sektörün cep telefonlarından yarattığı ciro (telefonların üzerindeki ÖİV, ÖTV, KDV ise birlikte) 15 milyar TL’ler civarındaydı. TÜİK verileri ile bakıldığında geçtiğimiz sene 12 milyon 201 bin cep telefonu ithal edilirken, ithalata toplam 2 milyar 690 milyon dolar ödenmiş. Bunun son kullanıcıya maliyeti 7,5 milyar dolar civarında. Kredi kartında taksitlendirmenin kalkması ile tüm tüketimde en fazla düşme ve dolayısıyla da ithalatta (ve de cari açıkta) 540 milyon dolar tasarruf bekleniyor. Ancak karşılığında, ÖTV, ÖİV, KDV olarak devlet vergi gelirlerinde yaklaşık 900 milyon dolar net kayıp olacağı tahmin ediliyor.
İlaveten cironun azalması ile mağaza sayısı ve ilaveten eleman sayısı azalması (hem mağaza sayısı ile orantılı olarak hem açık kalan mağazalardaki eleman sayısı olarak) yaşanması bekleniyor. Bu sayı yaklaşık 20.000 olarak tahmin ediliyor. Elemanların azalmasının vereceği SGK ve Gelir Vergisi kaybının yanısıra işsizlik rakamına da bir ilave görülecek.
Tabi telekom operatörlerinin cirosunda da bir gerileme olması bekleniyor. Akıllı telefonların dolayısıyla mobil internetin gelişmesinin hızlandığı bu dönemde, ithalatın “taksit kaldırılması” yoluyla azaltılmasının mobil internet kullanımına ve dolayısıyla gelirlere getireceği bir sınırlama olacaktır. Bunun ne olacağını bilemiyoruz. Ama belki de esas amaç budur.
Sektör Ne Diyor?
Sektör halen bu konuyu olumsuz karşılıyor ve karardan geri dönülmesini bekliyor. Bunu da “bir sabah kalkıyorsunuz, bir yönetmelik yayınlanmış ve sadece 1 ay süre verilmiş. Oysa kademeli olarak taksit sayısı azaltılabilir ya da 6 ay – 1 yıl sonra uygulamaya alınacak denilebilirdi. Bunlar olmayınca da sektör hazırlıksız yakalandı, hasar alacak” diye ifade ediyorlar.
Eleştiri yapanlar, gizli tefeciliğin hortlayacağı (1000 TL’lik telefonun 1600 TL’ye senetli satışı gibi) ve/veya elden para ticareti doğacağını ifade ediyorlar. Bunun da devlete “kayıt dışı ekonomiden kaynaklanan vergi kaybı” olarak dönüşeceğine inananlar var.
Mobisad Genel Sekreteri Ömer Kavas : “Bu uygulamalar 2023 hedefleri ile, bilişim sektöründen beklentilerle, bilgi toplumu olma hedefleri ile hiç örtüşmeyen ve devlet hazinesine gelir kaybettiren kısa vadeli çözümlerdir. Yumuşak bir geçiş ile bu uygulama beraberinde yerli telefon üretimi ve kullanımını özendirici teşvikleri uygulamaya koysa idi sanırım çok daha olumlu ve topluma katkı sağlayıcı çözümler üretmiş olurdu.” diyor ve ekliyor : “Ne kadar zorlansa da kredi kartında takside alışkın tüketici, alışkanlığını değiştirerek kontratlı (temlikli) satışa yönelmiyor. Burada tüketici kullanım içinde operatör tarafından alınan ödemeleri telefon fiyatları ile oranlayarak yüksekliğinden rahatsız oluyor. Zaten operatörlerin pazarlama departmanları da bütçelendirilmiş bu rakamı artırmada (kredi kullandırma da) çok istekli gözükmüyorlar. Kaldı ki telefon ticareti lisanslarına da uygun değil. Ancak yine de eskisine oranla cüzi de olsa kontratlı satışlarda bir miktar artış var.”
Sektör ise, “Cari açığı büyüten ana kalem diye 60 milyarlık enerjiyi kısıtlıyor muyuz.. enerji ne kadar önemliyse, telekom da o kadar önemli. Hem sektöre yarattığı katma değer ile hem de iş yapmada, sağlıkta, özel hayatta ya da eğitimde kullanılan bir araç olması nedeniyle.” diyor ve şöyle ekliyorlar “Ekonomimiz bir gelişme gösterdiyse, ekonominin bu noktaya gelmesinde ciddi katkısı olan bir sektörüz.”

Kaynak : 