Ülkemizin en önemli sektörlerinden birisi tarım. Ne de olsa bizi besliyor. Ama zaman zaman sektörün sıkıntılarını, üretim, finansman ya da satış ile ilgili çeşitli sıkıntılarını basın kaynaklarında okuruz. Bu zamana kadar bu önemli sektörün sorunlarında bilişimin kullanıldığını duymamıştık. Zaten kendileri de bunu söylüyor. Ama mobil sektör böyle yaklaşmadı. Çiftçilerin sulama, ısı ayarlama gibi ve giderek verimlilik, toprak analizi konularına yardımcı olan uygulamalardan bahsedildiğini duyuyoruz.
Tüted tarafından düzenlenen Telekomünikasyon gününde “Mobil iletişim teknolojilerinin kırsaldaki yaşama pozitif etkileri “ panelinde bir sunum yapan Tarbil yani “Tarım Bilişim” yetkilisi, tarım ve bilişimin buluştuğu köşe taşını anlattı. Tarbil 2007 yılında kurulan bir dernek. Bu konudaki gelişmeleri gayet güzel aktaran bu konuşmayı hem metin (text) hem de video olarak sunuyoruz:
Tarımın dönüm noktalarından birisi ABD’denin kuruluşuyla birlikte oluşturulan büyük çiftliklerdir. Tarım alanında bu önemli bir devrimdir. 50-60’larda yeşil devrim dediğimiz, “gübrenin çok kullanılarak” bir verimlilik elde edilmesi 2. önemli bir adımdır. Fakat bunun daha sonra zararları ortaya çıktı ve bu konsept gitti. Artık sürdürülebilir tarım diye bir konsept var karşımızda.
Tarım yaptığımız toprağın, toprak özelliğini kaybetmeden ileri atlaması ve son çarpıcı tarımdaki gelişmelerden bir tanesi. ıstah sitin uzerinden yükselen GDO’nun tarımda yarattığı çarpıcı değişiklik. Bu konuda IT sektörünü veya burada olan bizleri ilgilendiren bölümünü ise, 3 başlıkta anlatacağım.
Bu konudaki kavramlari, web2.0, hassas tahıl, telemetri olarak aktarabiliriz. Bunlarin kullanıcı tarafında cep telefonu, pc ve laptop tabletler, mobilişim, internet bütün bunların ortaya çıkardığı yeni bir tarım yapma süreci var.
Uydular, kamera ve fotoğraf herşeyi görüyor. Örneğin uydu resimlerinde gördügünüz renklerin bir anlamı var. Bilgisayarlar yazıyor ve cep telefonu da bunu insanlara iletiyor. Mobilite en yaygın olduğu yer, her çiflikte her köyde mobil telefon var.
Ben öncelikle eskiden bir çiftlikteki en önemli alet “bilgisayar” diyordum. Geçtiğimiz günlerde, Süreyya Bey’i Adana da dinledikten sonra artık cep telefonunu öne çıkarıyorum. Çünkü hakikaten bugün her köyde, her çiftçinin bizle çalışan kırsaldaki bütün insanların bir cep telefonu var ve mobil içeriğin bir tarım işletmesine SMS’lerle yaygın bir şekilde bilgi hizmeti olarak sunulmasının çok önemli bir gelişme olduğunu söylüyorum.
Biz 17 yıldır tarım işi yapıyoruz. Yani 5.000-10.000’lerden 650.000 gelen çiftçiye dokunan bir rakam. Onlara fayda sağlayan bilgi müthiş bir şey. Özellikle e-ticaret odalarında cep telefonundan ilk önerilerin görülmesi önemli bir gelişme. Tarım üstü açık bir fabrika, biz her zaman büroda değiliz. Ama her zaman bilgiye ulaşabilme ihtiyacını en çok duyan sektörlerden biriyiz. Cep telefonu ve mobil internet bunu sağlıyor bize.
Mobilite tarafından sonra internet tarafında şunları söylemek istiyorum. İnternette özellikle tarım sektörüyle ilgili çok ciddi bir içerik oluşmaya başladı. Özellikle bizim “gidatarim.com” tarımı çok analitik bir şekilde izleyen bir ana sayfasi, 13 sektör sayfası ve altında 150 ürünle çiftçilerin para kazandıkları, masanın üzerine yemeğini, geçimini sağladıkları ürünlerle ilgili üretimden tüketime kadar dış ticaret, ihracat, pazarlar, bakanlık destekleri onların para kazandıkları ürünleri daha sağlıklı bilgiler almaları için geniş bir informasyon gönderiyoruz.
Ben Adana gibi biraz bahçe tarımının çok iyi yapıldığı bir bölgeden geliyorum, burada çiftliklerde damla sulamalı bahçeler ve bu bahçelerdeki kurulmuş bilgisayarlardan, bunlar üzerinden bahçelerde damlama sulama ve gübre süreçlerinin mal sahibinin her yerden izleyebilmiş olması yurt dışındaki danışmanlarının izleyebilmiş olması bunlar, yeni gelişmeler.
Maalesef yazılım, bilişim sektörü çiftçiyi bugüne kadar müşteri olarak görmedi bunun ilk adımını tele mobil sektor attı, onlara buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Yeni bir nesil geliyor. Şimdi çiftçiler çocuklarını çiftçi birliğine getiriyorlar. 20-25 yaşındaki gençler, annesiyle babasıyla çiftçilik yaparken toplantılara katılıyor.
Bu nesil internete vakıf, telefonlara vakıf ve aynı mobilitede olduğu gibi tarım ticaretinde de Türkiye’de e-ticaretinde de tarım uygulamalarını görüyoruz.
Son olarak en sofistike bölümünü sonuna bıraktım. Hassas tarım procedure – uzaktan algılama böyle bir cycle. Verimi bilmekle başlayan bir teknoloji. Yeni bir tarımsal mekanizasyonu.
Uydudan alınan görüntüler, bunların bitki besleme, bitki korumanın toprak haritalarının, özel yazılımlar tarafından analiz edilmesi. Bu ekranda gördüğünüz sarıların, kırmızıların bir anlamı var. Sarının olduğu yerde daha yüksek verim, kırmızılarda problem var. Ve bu renklerin üzerine, buradaki sorunların üzerine giderek 3 sene sonra, 2 sene sonra bu tarladaki verimliliğin rengini sapsarıya yükseltmek mümkün.
Bunu yaparken bir bedeli var. 1 koyup 5 kazanmak mümkün. Ama bu 1, ucuz bir 1 değil, kolay bir 1 değil. Verim haritası, toprak haritası, hassas kalibrasyon, bununla birlikle gübreleme ve ilaçlama operasyonlarını yapan akıllı makinalar.
Burada sağlanan avantajlar üretimin kayıt içine alınması daha az kimyasal, daha az gübre, arazi toplulaşmasına sağlayacağı faydalar, çiftçinin tarımsal mekanizasyonda en son teknolojiyi satın almak değil bunları kiralayarak kullanması. Bu sisteme alışkın bir toplumumuz var. Biçer-döveri kiralıyor, saman balyasını kiralıyor. Uçak yasaklandı, eskiden uçağı kiralıyordu.
Bu sistemin gerekleri neler? Birinci olmazsa olmaz şartı verim haritası. İnsansız ucakla fotoğraf alıyoruz. Ama bunları işleyip yorumlayacak uzmanlara ihtiyacımız var ve bu görüntüleri sahada calışacak tarımsal mekanizasyon aletlerinin transferini sağlayacak havza merkezine ihtiyaç var.
Tarım bakanlığı havza planı ve Türkiye’yi bölgelere ayırması bir merkez omurga üzerinde bunlara yatırım yapmasının ardından Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinin İzmir’dir, Ankara’dır. Bölge bazında bu makineleri zaten idare edecek ve bu detayı sağlayacak kendi bölgesel havzalarını kurması şart.
Biz bu anlattığımız değişimin özellikle “uzaktan algılamanın” neresindeyiz?
Ulaştırma Bakanlığımız bu işin omurgası, Tarım Orman ve Çevre Bakanlıkları bunları ayrı ayrı amaçları doğrultusunda kullanıyorlar. Nerede ne oldugunu tespit etmek amacıyla. Üniversiteler 10 yıldır bununla ilgili kongreler yapıyorlar.Silahlı kuvvetlerin cok ciddi bir yer istasyonları ve gözlem alt yapısı var. Özel sektörümüz insansız uçak yapıyor.
Tarım Bakanımız’ın her yerde söylediği tarımın filmografisini cektik. Ciddi bir bilgi toparlama oldu. CKS içinde Türkiye’nin tarım yapan çiftçilerinin yüzde 80’ini kayıt içine aldik. Çukurova, İzmir, Antalya gibi özel bölgelerin bu işle ilgili ödevlerinde sayısal haritaları, toprak haritaları var. Bu projeler Tübyad üzerinden yürüyor.
Tügem 2011 yılında bu işle ilgili Türkiye’nin tarımının Avrupa ortak Drtak politikasına uyumu için bu teknolojiyle ilgili alt yapı yeni 40 milyon euro’ya yakın bir ihale açıyor. Ve bununla önümüzdeki senelerde daha iyi şeyler olacak.
Biz Tarbil olarak bu “şanslı bölgesi” dediğimiz, Çukurova’da bir 20.000 dönüm arazide bunun yapılabilir olduğunu çiftçiye göstermek amacıyla bir proje üzerinde çalışıyoruz.
Burada sadece uzaktan algılama değil, bu demin anlattığım bahçelerin izlenilenebilir boyutta bir örnek oluşturmak istiyoruz. Bir önceki kongremizden fotoğraflar, bu biraz uzaktan algılayan mobiliteye hassastı ama giriş gibiydi.Konunun paydaşlarını, akademi, özel sektor bir araya getirdik. Şimdi 2011 yılında yine Adana Tüyap Fuarı’nda eş zamanlı olarak bunu özellikle yapiyoruz.
Çünkü artık bu teknolojiler durumu izlemekten durum tespitinden çıkıp, çiftçiye fayda ve doğayı koruma bütün bu anlattığımız paketi kullanacak insanlar çiftçiler. Çifçilerin bunları görmesini, yapmasını istiyoruz. Sizlerin, konuya ilgi duyan insanların, tabi nevi olmaya ve Adana’da yaptığımız kongreye katılmaya davet ediyoruz.

Kaynak : 