Bilişim teknolojilerindeki hızlı dönüşüm nesiller arasındaki uçurumu kapatacağı yerde daha da açıyor. Araştırmalar, 5 ya da 10 yıl değil, aralarında sadece 2 yıl yaş farkı bulunan 2 kişinin(ki burada en genç nesil kastediliyor) teknolojiyi algılayışı arasında büyük farklılıklar olabildiğini ortaya koyuyor.
Bu bağlamda, kamuoyu eğilimlerini belirleyen Amerikalı sivil toplum kuruluşu Pew Research Center Direktörü Lee Rainie’nin, farklı sınıflara giden kolej öğrencileri arasında teknoloji algısında ciddi farklılıkların olduğunu açıklaması dikkat çekiyor.
“En genç nesil” olarak isimlendirilebilecek küçük çocukların, bir iPhone örneğinde olduğu gibi dokunmatik ekran özelliklerini yaygın bir biçimde tüm cihazlarda görmek istemeleri, bu yaş grubunun teknolojiden beklentilere de ışık tutuyor. Farklı yaş grupları arasındaki algı farkı, daha çok eğlence ve iletişim tercihleriyle kendisini gösteriyor.
Pew’un, geçtiğimiz gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre 12-15 arası gençler anlık mesajlaşmayı 20’li yaş gençlerden daha fazla kullanıyor ve daha fazla online oyun oynuyor. Araştırmalara göre, telefonla konuşmaya günde 2 saat harcayan 20’li yaşlardaki gençler, bunun yanında e-postalarını da kullanıyorlar. Buna karşılık 12-15 arası gençler kısa mesajlaşmaya daha fazla vakit ayırıyor. Araştırmalar, en genç nesilin beklemeye pek fazla tahammülünün olmadığını gösteriyor. 12-15 arası yaş grubu, sadece arkadaşlarının değil, öğretmenlerinin de kendilerine çok çabuk cevap vermelerini bekliyor.
Araştırmaların dikkati çeken sonuçlarından bir diğerini de 16-18 yaşlardaki gençlerin çok sayıdaki işi aynı anda yapabilme becerileri oluşturuyor. Buna göre iPhone kullanıcısı bu yaştaki gençler, bir taraftan kısa mesaj gönderirken diğer yandan Facebook hesaplarını kontrol edebiliyorlar. 16-18 yaş grubu gençler bu şekilde ortalama 7 farklı işi bir arada sürdürebilirken 20’li yaşlardaki gençler 6, 30’lu yaşlardakiler ise sadece 5 farklı işi gerçekleştirebiliyorlar.



Kaynak : 