Birkaç gündür internet yayıncısı dostlar, hep birlikte gülüyoruz. Yıllardır korsan (kopya) yayıncılık, basın bültenleri, AA, DHA, Reuters vs bilimum ajansların haberleri üzerine kurulu, gazete yayıncılığı ayağa kalktı ve “İnternet sitelerinin kendilerinden kopya haber yapmaları”na karşı deklerasyon yayınladılar.
Gülüyoruz çünkü tam tersi daha çok yapılıyor. Çünkü günümüzde, önemli bir haber kaynağı, kendisini ister medya olarak tanımlasın, ister forum olsun, isterse blog türü bireysel bir şey olsun, internettir. Çok kişinin, çok kişiye ulaştığı bu ortamda haberler çok daha çabuk kendisini gösteriyor ve aynı hızla yayılıyor.
Üstüne şu anda okumakta olduğunuz turk-internet.com benzeri, “belli konularda uzman” ve kendine özgü haber yaratan siteler var. Kimi zaman kendilerini haberciliğin kaynağı olarak tanımlayan eski ciddi!!! gazeteler, bakıyorsunuz bu uzman sitelerin kendi yarattığı haberleri alıyor ve “kaynak göstermeksizin”, saygısızca kopyalıyor.
Hatta kaynağın bu kadar bol olduğu günümüzde, bu eski ciddi !!!!! gazeteler, kopyalamanın dışında internetin “etinden, sütünden, kılından” yani herşeyinden yararlanıyor ve “iş olsun, torba dolsun” kabilinden boş haberler yapıyorlar, mesela YouTube’deki çok tıklanan sevimli bir kedi videosundan hareketle, “interneti sallayan kedi” cinsinden “halkı bilgilendirici” önemli!!!! haberler görüyoruz.
İnternet’ten gazeteler tarafından yapılan bu kopyalama çok kolay ispatlanamıyor, çünkü içine çoğu zaman başka bir şeyler ilave ediveriyorlar ya da gazeteci deyimiyle “takla attırıveriyorlar” ama bir tespit edilmiş örneğimiz var; Bu konuda 3 sene önce yayınladığımız bir yazıyı hatırlatalım. O günlerde “Farmville” engellemesi söz konusu olduğunda, gazetelerin nasıl interneti kopyaladığı ortaya çıkmıştı[1].
Şöyle ki; “İnternet site engellemeleri” konusunda ilgili bilgilerin ilk ve doğru yayınlandığı site turk-internet.com’dur. Bunun bir nedeni, araştırmacı ve sorumlu gazetecilik anlayışımız ise, diğer nedeni de site engellemeleri konusunda düzenlediğimiz çalıştaylarla hakim-savcı-avukat ve devlet yetkilileri ile temasımızın çok olmasındandır.
İşte bu çerçevede hangi site kapanmış olsa, ilgilenen kişiler, turk-internet.com’a bakıp nedenini okurlar. Diğer yayınlar ve bu arada o büyük büyük gazeteler de “kaynak vermeden” kopyalar. Bugüne kadar böyle oldu hep.
Farmville olayında –ki bir cuma günü meydana gelmişti– iş yoğunluğu (taşınma) nedeniyle haberi vermedik[1]. “Bu sefer başkası versin” dedik. Bu arada bizi arayıp, haberi soran avukat arkadaşlarımız da oldu. Biz haberi yapmayınca, ortalık boş kaldı. O boşlukta müzip 2 arkadaşın açtığı Neguzelhaber.com isimli Zaytung benzeri site ise, olayı “Tarım Bakanlığı kapattı çünkü oynayanların online üretici sertifikası yokmuş” gibi gayet başarılı bir espri ile haber yaptı. Ama asıl ilginci kopyacı basın bunu, “online üretici sertifikası da nedir?” ya da “allah allah böyle bir sertifika mı var?” diye düşünmeden ve tabi ki “kaynak göstermeden”, hemen “duyumlarımıza göre” ifadesiyle aldı ve kopyaladı.
Ertesi gün (cumartesi) bizi arayan dostların da baskısıyla, o noktada devreye girdik. Bu haberlerin screenshotlarını aldıktan sonra (sileceklerini biliyorduk), olayın aslını yazdık. Olayın aslı, Farmville’in değil, yaratan şirket Zynga’nın diğer bir uygulaması olan Poker’in, anne-babalar tarafından şikayet edilmiş ve engellenmiş olmasıydı.
Tabi o haberi yazarken da içinde öngördüğümüz gibi, derhal anlı şanlı basın bu yeni haberi de kopyaladı ve kaynak göstermeksizin, haberi kendileri yaratmış gibi sundular. Oysa haberin meydana geldiği ilk gün verememişlerdi. Ama turk-internet.com 2ci gün yazdığında kopyalamayı ihmal etmediler. Üstelik turk-internet.com’a göre gibilerinden bir kaynak göstermediler de.
Şimdi bu basın, “kopya habercilikten” bahsediyor.
Evet bugün, internette kopyacılık var. Çünkü kopyacı eski basından gelip, yeni medyaya geçenler aynı şeyi sürdürüyor. Bunda acaip bir şey yok.
Ya da genç insanlar site açıyorlar. Haberciliğin bu olduğunu zannediyorlar. Önceleri böyle yapıyorlar. Ama internet yayıncılığının esas temeli “sürdürülebilirlik”. Kopya habercilik 1 sene gider, sonra biter. Hiç kopya, aslı gibi olur mu?
Ama asıl sorun bu değil, yukarda da dediğimiz gibi, klasik gazetelerin şikayet ettiği konu bu değil. Klasik gazeteler yolun sonuna geldi. Ne basılı versiyonları, ne de internet siteleri, bütün iddialara rağmen, yeni medyada fark yaratacak büyüklükte değil. Dünya değişiyor. Klasik gazeteler, parayı elinde tutan reklam ajansları ile 1960-70’lerden bu yana gelen reklam-risturn şeklindeki “mutluluk zinciri”ni ne kadar sürdürmeye ve gerçek internet yayıncılığının önünü kesmeye çalışsalar da, ne kadar olayı “gazete kokusundan vazgeçilmez” ya da “internet güvenilmez”e bağlasalar da, sonuç değişmez; özgürlük kazanır, yenilik kazanır.
Çok kişinin, çok kişiye ve çok yönlü yaptığı yayın, tabi ki, reklamveren baskısı, politika ya da şirket sahibi/gazetecilerin taraftarlığı gibi kriterlerle sakatlanmış haberler yayınlayan klasik medyaya karşı kazanacaktır. Bunun yolu yok.
Bugün gazetelerin bu bağırışlarının arkasında ise, okunurluklarının raporladıklarının çok altında olması yatmaktadır. Bu ilk günden bu yana böyle. Bir zamanlar Taksim meydanında “günde 40 milyon okunuyoruz” diye sayaç koyan gazeteler, IAB atağına kalkıştılar ama bu da çok tutmadı. Ölçüm araçlarının artışı ile güvenilirliklerini yitirdiler.
Bu ortam “tirajım bilmemkaç” ya da “gazetenin satışı şu kadar” diye atmaya benzemiyor. TV’larda meydana gelen “rating skandalı”nın benzeri bu gazetelerin impression rakamlarında var. Yani deniz artık bitti, bitiyor.
Zaten bitmesi lazım. Dünya değişiyor. Bu Türkiye’ye özel bir şey değil. Artık internet çağındayız. Eski-püskü olan eski çağda kalacak. ABD bunu Haffington Post ile yaşadı bitti. Bir sonraki bölümde bunu anlatacağız.
Bu makalenin devamını Türk Klasik Gazetelerinin Pes Etmeye Başladığı Nokta – 2 : Özgürlük Kazanır başlığı altına okuyabilirsiniz.
[1] Zynga.com, Farmville, Kumar Engellemesi ve Kopya Habercilik Üstüne



Kaynak : 