web analytics
Cuma, Haziran 26, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Türk Klasik Gazetelerinin Pes Etmeye Başladığı Nokta – 2 : Özgürlük Kazanır

Bir önceki bölümde dediğim gibi klasik gazetecilerin isyanını internet gazetecileri, bloggerlar ya da kullanıcılar gülerek izliyor. İnternet sektörü üzerinde bu deklarasyonun bıraktığı izlenim, “pabucun pahalı olduğunu 3-5 yıl önce anlamışlardı ama artık okunurlukları iyice yerlere düştü demek ki” şeklinde oldu.

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
8 Ekim 2012
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu makalenin ilk bölümünü Türk Klasik Gazetelerinin Pes Etmeye Başladığı Nokta – 1 : Gazetelerin İnternet Okunurluğu Düşük başlığı altına okuyabilirsiniz.

Bir önceki bölümde dediğim gibi, klasik gazetecilerin isyanını internet gazetecileri, bloggerlar ya da kullanıcılar gülerek izliyor (nasıl gülüyoruz dipnota bakın). İnternet sektörü üzerinde bu deklarasyonun bıraktığı izlenim, “pabucun pahalı olduğunu 3-5 yıl önce anlamışlardı ama artık okunurlukları iyice yerlere düştü demek ki” şeklinde oldu.

Çünkü dünya değişiyor. Türkiye’nin kapsam dışı kalması mümkün değil. İnternetten ararsanız, bu durumu araştıran, “eski medya’ya karşı yeni medya” başlıklı, özellikle İngilizce pek çok makale ya da bilimsel çalışma ile karşılaşırsınız. Bunların da vardıkları sonuç şudur; İnsanlar 3-5 grubun elinde şekillenen medyadan artık hoşlanmıyorlar ve daha önemlisi kendileri de medyaya katkıda bulunmak istiyorlar. Yani “özgürlük kazanır”.

Dünya değişiyor. İş modelleri de değişiyor. Yıllardır, gazete/dergi günlük/abone ücretleri ve reklamla para kazanan eski medya, artık kaybediyor. Henüz belli bir model oturmadı ama kendisini göstermeye başladı, dolayısıyla artık eski iş modelleri yok oluyor. Bu nedenle ağlamayı bırakın, yeni iş modellerine bakın.

Gerçi eski medya Türkiye’de reklam yani para kazanma musluğunu uzun zamandır kontrol altında tutmaya çalışıyor. Eski medya yani büyük!!! gazeteler, önceleri Taksim meydanına konan büyük sayaçlardaki düzmece rakamlar sundular ya da Alexa’da önde çıkmak için Çin’den impression üreten bot hizmetleri satın aldılar. Arkasından Türkiye şubesi diye ilan ederek IAB kurdular ve ölçümleri kontrol altında tuttular. Ama dernek bünyesine üye olarak yeni medyayı alsa da, yönetime almaması nedeniyle istendiği düzeyde yayılamadı. IAB halen büyük reklam ajansları ile çalışsa da, online reklamın tamamını kontrol eder duruma gelemedi. Bu nedenle marjinal kaldı. Bunun bir nedeni, bağımsız sitelere yan bakması ise, en önemli nedeni, kontrolü hala elinde tutmaya çalışan eski medyanın, internet siteleri için geçmişte verdikleri ve hala vermekte oldukları inanılmaz impression rakamlarının yarattığı güvenilmezlik.

Son 3-5 yıldır, eski medyanın yani gazetelerin reklam ajanslarını ikna amacıyla düzenlediği “basılı gazeteciliğin önemi” vs türünden konferanslar yaptığını gördük ama bu konferanslarda neden basılı gazeteciliğin önemli olduğu fikrine “insanlar gazetenin kokusuna alışık o nedenle önemli” ve “gazeteler kurumsaldır bu nedenle yalan haber yazmaz ama internet güvenilmezdir” savları dışında geçerli bir teori sunamadılar.

Üstelik o gazeteler, yıllardır insanları yalan yanlış, iyi araştırılmamış ve bazen de taraflı haberler ile çoktan bıktırmış durumda oldukları halde. Tekzipleri bilmem kaçıncı sayfada küçücük verdikleri halde. Kendilerini güvenilir, interneti güvenilmez diye sınıfladılar ve sınıflıyorlar. Oysa bu konudaki araştırmalara göre, internette yanlış bir yayının ömrü 6 dakika. Ya aynı siteye ya da izin vermiyorsa başka bir siteye yalanlamayı, üstelik kendi elinizle bile yazabilirsiniz.

Klasik Medya Yerini Çok Sesliliğe Bırakıyor

İnternetin 15-20 yıl önceki başlangıcı ile birlikte, bütün dünyada ve her sektörde iş yapış şekillerinin değişeceği de konuşulmaya başlandı. Doğal olarak değişecek ve değişmekte olan sektörlerin en başında medya/gazetecilik geliyor. Ağlasanız da bu durum değişmez.

Bırakınız, eski medyanın reklamverenlerin mahalle baskısı altında haber yapması ya da politik etkilenmiş olabileceği konusunu, 2-3 grubun yönlendirdiği bir medyanın toplumun bilgi hakkını sadece tek bir yöne savurabileceği gerçeği, orada duruyor. Sadece “savurabileceği” de değil üstelik “halen savurmakta olduğu” da demeliyiz.

Bu 20ci yüzyıl boyunca belki geçerliydi. Ama artık değil. Artık söylenecek sözü olan kendisi söyleyebiliyor. İnternette makale, bir yorum ya da daha iyisi blog halinde.

Okuyucular da artık daha samimi sitelere yöneliyor. Belki para kazanma baskısı daha az olan, daha rahat hareket edebilen sitelere.

Örneğin yıllarca eve para ödeyerek Hürriyet Gazetesi satın alan 80 yaşındaki babam, artık parasız da olsa internetten Hürriyet’i okumuyor, ayda, yılda 1 kere, kendisine gönderilen bir linke (genellikle de Yılmaz Özdil yazısına) tıklayarak belki açıyor. Ama kendisine haber kaynağı olarak şimdilerde T24.com sitesini seçmiş. Haberlerini o siteden takip etmeyi seviyor.

Çevremde pek çok kişi bunu yapıyor. Haberlerini daha küçük ama daha anlamlı haber yapan, samimi buldukları sitelerden okuyorlar.

ABD’de, Avrupa’da ya da gelişmemiş ülkelerde, halkı “anlamaz” diye tanımlasak da, Yunus Emre’nin “bir ben vardur benden içeru” sözü başka bir şeyleri anlatıyor. Dünya yüzeyinde her insan, bilinçaltında da olsa, ilk baştan anlam veremese de, ihtimal vermek istemiyor da olsa, hataları bilinçaltında mutlaka seziyor, doğal olanla, olmayanı ayırdediyor. Bunu yüzüne botox ya da dolgu yaptırmış bir kadının yüzüne baktığınızda, orada doğal olmayan bir şey olduğunu birdenbire farketmenizle kıyaslayın.

İnsanoğlu devamlı gelişiyor, kominist idareden beklentilerinin bu olmadığını 80 yıl sonra anlayan Rus’lar gibi, insanoğlu da 20ci yüzyıl boyunca heyecanla takip ettiği eski medyada kendilerine ters düşen bir şeyler olduğunu 21.yüzyılda artık yüksek sesle konuşuyor.

Çünkü artık internet geldi. Takke düştü, kel göründü. Eski medya tarafından sunulan gazeteciliğin yetersizlikleri ya da iddialarının tam tersine kendilerinin kopya olduğu görülmeye başlandı.

Tabi ki, internetin bir yandan da çok kişiye düşüncelerini, bilgilerini, olayları, çok yönden aktarabileceği bir ortam olması durumu etkiledi. Olayları tek ya da 2 yönden görmenin sonunu getirdi. Artık çok yönlülük, çok seslilik var.

Klasik gazeteler ve gazeteciler ise, kendilerine olduklarından daha büyük bir önem bir şeyler atfediyorlar. Örneğin sadece 2 yıl bir büyük gazetede çalışan, sonra 6-7 yıl internette devam eden bir gazetecinin, benzer bir süreyi tamamen internette yerine getirmiş bir başka gazeteci için “kendini gazeteci sayıyor” dediğine rastgeldim.

Ya da blogger’ların davet edilmesi nedeniyle basın toplantısını protesto edenlere de rastladım. Oysa o blogger’lar bir nevi eski medyanın köşe yazarları durumunda (zaten blogger olarak başlayıp, eski medyada köşelere taşınanlar da var). Tek farkları internetin avantajıyla, özgürlüklerini ilan etmiş olmalarında.

Eğer bir blog yeterli okuyucu buluyorsa, o bloggerı kim, neden reddedebilir? Medyanın gücü, okunurluğu ile orantılıdır. “Bu medya değil” denilen bir mecra (mesela blog), kendisine okuyucu buluyorsa ve bunu da sürdürüyorsa, gerisine ancak, o mecranın sahibi ve o mecrayı kullanmak isteyenler (okuyucu ya da reklamveren olarak) karışır.

Bir sonraki bölümde, “Eski medya, yeni medya olabildi mi?” konusuna değineceğim.. Bu konunun içinde okunurluklarının neden düşük olduğunu ve nasıl abartıldığını ve neden artık internete karşı daha yüksek bağırmaya başladıklarını inceleyeceğiz.

12:48 Güncelleme Kendilerinin internet siteleri tarafından kopyalandığını iddia eden büyük gazetelerin gerçekleştirdiği kopyalamalara çok yakın tarihli(27 eylül 2012) bir örnek de Technolabs sitesinden geldi. Burayı tıklayarak ulaşacağınız “Google 14 yaşında” haberi sonunda “Technolabs olarak biz de Google’un yeni yaşını kutlarız” cümlesi olduğu gibi duruyor.

Yani o şöyle çok, böyle çok okunduğunu her fırsatta iddia eden Milliyet, tutmuş haberi bir internet sitesinden kopyalamış. Bu eski medyanın “Kopyaya Hayır” beyanatlarına nasıl gülmeyelim? Bırakın sofistike ve araştırmaya dayanması gereken haberlerin kopyalandığını, bu son derece basit haberi bile bir internet sitesinden kopyalamışlar ve içini kontrol bile etmemişler. Buna ancak “tembellik” filan denilebilir sanırız. Bu sayfayı biz yayınladıktan sonra muhtemelen düzeltecekler, bu nedenle daha sonra okuyacaklar için aşağıya screenshot koyuyoruz.

Etiketler: Online HabercilikYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.