Ben ne Oger ne de Türk Telekom üst yönetimi ile bu konuyu konuşmuş değilim ama Türk Telekom’un “hemen bugünlerde”, eleman çıkarmayacağını bilmek için de kahin olmaya gerek yok.
Tam tersine bugünlerde Türk Telekom’da söylenen şarkı olsa olsa “Gitmek mi zor, kalmak mı?” olabilir. Kapsam dışı personele “başka bir devlet kurumuna geçmek için” tanınan 150 gün, bu personelin kafasını fena halde karıştırmış durumda.
Bir yanda, yeni gidilecek devlet kurumuna adaptasyon ve belki daha da önemlisi maaş durumu (diğer devlet kurumlarından daha yukarıda maaş aldıkları için, transfer oldukları takdirde gidecekleri kurumlarda maaşlarının bir süre (belki bir kaç yıl) dondurulacak).
Diğer yanda ise, özelleştirilmiş ve direksiyonuna Oger’in geçtiği bir şirkette iş güvencesi var mı sorusu..
Önce ilk gruptaki kişilere bir örnek verelim. Okuyucumuz şunları söylemiş;
- —– Original Message —–
From: “… a…”
Subject: TT ÖZELLEŞTİRİLMESİ
Date: Mon, 31 Oct 2005 09:52:26 +0200
Merhaba
Ben TT ‘da Sözleşmeli Teknisyen olarak görev yapmaktayken 1,5 ay önce kendi isteğimle başka bir kuruma yatay geçiş yaptım.
Kısmetime bir Üniversite çıktı ve yeni görevimin başındayım.Yani internetin başında vakit öldürüyorum. Çünkü burada fazla bir iş yok. Benim Türk Telekom’da çektiğim sıkıntı, stres yoğun iş temposu burada yok. 12 yıl boyunca edindiğim bilgi, tecrübe hepsi yabana gitti. 31 yaşımdayım. Tam verimli zamanımda kendimi emekli olmuş hissediyorum.
Evet gereksiz bir çok personel vardı ama ben kendimi çok faydalı biri olarak görüyordum. Fazladan çalıştığım saatlerin haddi hesabı yoktu. Ve ayrılırken bir teşekkür yazısı filan bile vermediler. Çünkü berbat bir yönetimi var. İnsana değer verilmiyor.
Ama şimdi hergün arayıp bu iş nasıl diye hala soru soran arkadaşlarım var. Ya ben madem bu kadar gerekliydim neden şimdi buradayım. Umarım bu …… yönetici ve atıl personel gider de TT daha da gelişir, büyür.
Ayrıca TT’nin herkesin gözünde çok kötü bir imajı olduğunu burada anladım.
Hoşçakalın
Malum, devlet memuru olmanın getirdiği bir özellik de, “iş güvencesi”dir. Ama şimdi bu güvence korkuya dönüşmüş durumda. Yani devlet güvencesi altında iş yapmaya alışmış ve kalmayı düşünen personel özel şirkete güvensizlik (aslında bir anlamda kendine güvensizlik) taşıyor ve eğer bu geçiş hakkını kullanmaz ise, daha sonra bir gün işten çıkarılır mı korkusu yaşıyor.
Sırf bu nedenle de geçiş yapmayı düşünen insanlar var. Oysa Paul Doany’nin salı günü yaptığı basın toplantısında açıkladığı gibi, ben de yakın zamanda eleman çıkarılmasının söz konusu olmadığını düşünüyorum. En azından bir analiz yapılana kadar.
Bu analiz ve yurtiçinden yeni eleman alımı için 2 ayrı insan kaynakları firması ile çalışılacağı ve ayrıca yurtdışından da üst düzey yönetici almak için Spangler and Fox adlı firma ile anlaşıldığı biliniyor.
Yazımızın başında bahsettiğimiz listelerin anlamı da öğrendiğimize göre, 150 gün hakkı olup şirkette kalmasının yararlı olduğu kişilerin tespitine yönelik. Bu listelerdeki kişiler daha sonra sanırız “gitmemesi için ikna edilecek”. Ancak bu listelerde yer almıyor oluşun illa işten çıkarılma anlamı da taşımadığı da söyleniyor.
Öte yandan, bence Türk Telekom önümüzdeki 4-5 ayı (belki bu 150 günden biraz daha uzun bir süreyi), insan kaynakları konusunda karar vermekle geçirecek. Yani kısa sürede toplu bir işten çıkarma olduğu sanılmıyor. Öte yandan Türk Telekom büyüklüğündeki bir firmanın en az 20-25.000 kişi (hatta ilk etapta biraz daha yüksek bir sayı) ile çalışacağı düşünülürse, ve kapsam dışında da, iş yapan, nitelikli insanların bulunduğu gözönüne alınırsa, 150 günün sonunda da, yani gidenlerden sonraki durumda, belki işten çıkarmaya da gerek kalmayacak.
Özet olarak bugünlerde Türk Telekom kapsamdışı çalışanlarının durumu şu şarkıdaki gibi “Gitmek mi zor, kalmak mı zor? O sabahı sen bana sor…” Türkiye’nin en büyük özelleşmesinde hem yönetim, hem de çalışanlar açısından heyecanlı ve zor bir dönem yaşandığı görülüyor. Herkese sabır dilerim.



Kaynak : 