Telekom ve internet sektöründe büyük tepki ile karşılanan uygulamanın Türk Telekom’un şirket içinde yayınlanmış olan 10.11.2004 tarih ve 5385 sayılı genelgesi uyarınca başlatıldığı bilgisi alınıyor.
Alınan bilgiye göre bu genelgenin içeriğinde “Karasal hatlar üzerinden veri iletimi yetkilendirilmesi sadece data hizmetini içerdiğinden ses hariç data amaçlı tüm başvurular, UMTH işletmecileri ile irtibatlandırılmadığı sürece karşılanacaktır.” ifadesi bulunuyor. Bu ise Türk Telekom’un gerek Telekomünikasyon Kurumu tarafından verilen lisansları gerekse 406 sayılı kanun çerçevesinde Türk Telekom’un kalkmış olan tekel durumu uzantısında 1 ocak 2004 tarihinde başlamış olan serbestliği ihlal eden bir yaklaşım olarak bildiriliyor.
Dolayısıyla bu uygulamanın Telekomünikasyon Kurumu’ndan lisans almış firmalara uygulanması sektörde Türk Telekom Telekomünikasyon Kurumu’nu yok sayıyor iddialarını da birlikte taşıyor.
Bir sektör yetkilisi konuyu şöyle ifade ediyor;
Başvurular reddedilirken, Türk Telekomünikasyon A.Ş. yetkilileri şifahi olarak, bahse konu hatlar üzerinden İşletmecilerin ses taşımayacaklarını gösterir bir taahhütname almak istediklerini belirtiyorlar. Daha sonra da Ankara Genel Müdürlükten onay gerekliliğini öne sürerek mevcut başvurular askıya alınıyor.
ISS’lere ve UMTH (uzun mesafe telefon hizmeti) şirketlerine hat verilmemesinin nedeni, Türk Telekom’un ses konusundaki rakiplerine gözaçtırmamaya çalışması olarak yorumlanıyor.
Konuyla ilgili olarak başvurduğumuz Türk Telekom’dan bu haberin hazırlanması dönemine kadar bir bilgi gelmediği için bu konudaki Türk Telekom görüşlerine şimdilik yer veremiyoruz.
Türk Telekom’un ISS ve UMTH firmalarına hat vermemesi durumunda bu şirketlerin satabilecekleri bir ürün kalmıyor. Bu durumda da şirketlerin yaşama şansı kalmayacak. Telekomünikasyon Kurumu’nun uzun bir süredir etkisiz olması nedeniyle, yapılan başvuruların da bir sonucu olamayacağı görülüyor.
Öte yandan Avrupa Birliği ile başlayacak olan müzakerelerin maddeleri arasında bulunan “Telekomünikasyon” başlığının, uzun dönemde Türk Telekom’un yaklaşımları ve Telekomünikasyon Kurumu’nun karar ve düzenleme konularında yetkisiz kalması nedenleriyle bir hayli sorunlu geçeceği tahmin ediliyor.



Kaynak : 