Önceki bölümleri
- Türk Telekom Özelleştirmesi Üzerine – 1
- Türk Telekom Özelleştirmesi Üzerine – 2
- Türk Telekom Özelleştirmesi Üzerine – 3
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Özelleştirme konusunda pek çok kişi konuşuyor. Bu kişilerin bazıları sendikalar gibi taraf olanlar, bazıları ise olaya “milliyetçilik” penceresinden bakan kişiler. Bu bölümde gelin birlikte Türk Telekom örneği üzerinden, özelleştirmeyi kim istiyor, kim istemiyor onu tartışalım.
Yazı dizisine, işlerin yoğunluğu nedeniyle bir kaç gün ara verdim. Bu arada yazının devamını soran okuyucularıma teşekkür ederim. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.. Bu bölümde Türk Telekom özelleşmesini kim istiyor, kim istemiyor bunu anlatalım..
Kim İstemiyor? Neden?
Kim istemiyor derken mahkeme açanlara ya da bir takım konuları gündeme getirerek karmaşa yaratan gruplara bir göz atalım.
Politikacılar Ülkeyi yönetmek zorunda olan AKP mecburi olayın farkında ama aslında bugünlere kadar özelleştirmenin engellenmesinde ilk faktör politikacılar oluyor.
Politikacılar açısından, bu tür devlet şirketleri önemli bir güç simgesi. Bu şekilde parti yandaşlarını istihdam ettirerek, güçlerini arttırabiliyorlar.
Aynı şekilde, kendi taraftarı olan şirketlere de iş olanağı sağlayan yine bu şirketler olduğu uzun zamandır tartıştığımız bir konu değil mi?
Çalışanlar – Bürokratlar Türk Telekom eleman yapısına bakıldığında, özellikle 1990 ikinci yarısından itibaren telekomda bilgili elemanlar yerine, politik destekli atamaların yapıldığını görüyorsunuz.
Malum, siyasi sistemimiz delege sistemi ile işliyor. Milletvekili adaylarını bu delegeler seçiyor. Öyle olunca da Ankara’ya giden politik kişiler (milletvekilleri ya da parti yöneticileri) seçildiği yörenin halkının değil, belli sayıda olan delegelerinin gönlünü yapmak peşinde. İşte, sistem burada bir istihdam kuruluşu haline dönüyor. Devlet şirketleri, bu delegelerin, iş bulamamış, belki de normal şartlar altında bulamayacak damatları, teyzelerinin kızları ile dolduruluyor. Öyle ki, Türk Telekom’da olduğu gibi, 20.000 kişinin çalışabileceği şirketlerde 3 kat yani 60.000 kişi istihdam ediliyor.
Devlet şirketine kapağı atan, arkası sağlam kişiler, iş kaybetme korkusu da olmadığı için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da CNN Türk’te ifade ettiği gibi, “ense yapıyor, maaş alıyor”lar. Neden yapmasınlar ki, 1 kişinin çalışması gereken bölümde 3 kişi çalışıyor.
Bu arada, Türk Telekom ve benzeri diğer şirketlerde görevini layıkıyla yapan, nitelikli kişiler hakkında bir sözümüz yok. Ya da şöyle söyleyelim. Onların hakkı yeniyor. Almaları gereken ücretleri, ya da terfileri, bu kalabalık ve çalışmayan guruhun içinde , çalışma heyecanlarıyla birlikte kaybediyorlar.
Tabi ki, özelleştirme söz konusu olduğunda son anlattığımız nitelikli kişiler değil ama, ense yapan ve niteliklerini geliştirme ihtiyacı duymayan, hizmet alan halkı müşteri değil, mecbur olarak gören kişiler kabus görmeye başlıyorlar.
Çünkü, özelleştirmeyle birlikte, özel sektörde çalışan kişilerin, çoktandır bildikleri, içinde yaşadıkları o ortama girecekler. İş garantileri yokolacak. Ancak çalıştıkları zaman işlerini muhafaza edebilecekler.
Yani pabuç pahalı…
İlgili Linkler
Sendikalar
Sendikalar da, eskiden oldukları gibi 60.000 kişi arasından üye almak yerine, daha az sayıdaki çalışan arasından üye alacaklar. Yani küçülecek ya da yokolacaklar. Bu nedenle de özelleştirmenin en ateşli karşıtlarından birisi sendikalar.
İlgili Linkler
İşte.. peşkeş çekiliyor diye bağıranlara, sokaklarda protesto düzenleyenlere soracağımız soru burada.. “Kime peşkeş çekiliyor?”
Türk Telekom’a İş Yapanlar
Türk Telekom gibi büyük bir firmaya mal satmayı alışkanlığı olan firmalar açısından da özelleştirme kabus. Şu ana kadar Türk Telekom devlet desteği ile (eski yıllarda gerekitğinde zam yaparak) kar etti. Bu nedenle de haracamaları daha rahattı. Ya serbest bir piyasada özel bir şirket olarak bu nasıl olacak?
Kim, Ne İçin İstiyor?
Özelleştirmeyi isteyen kişiler, genellikle olayın boyutlarını bilen kişiler.
21.yüzyılın başındayız, devlet eliyle şirket yönetmenin avantajından çok dezavantajı olduğu artık görülmüş durumda. Yukarıda saydığımız nedenlerle devlet şirketleri ülkenin lehine çalışması gerekirken, aksine kambur haline geliyorlar.
Örneğin, geçen yıl bilançosuna koyduğu Turkcell ve Telsim (10 yıllık) ara bağlantı ücretleri ile 2,1 katrilyon TL rekor karlı gösterilen Türk Telekom, fazlalık 30.000 kadar elemanına (ortalama 2000 $’dan hareketler), yaklaşık 1 milyar $ fazla maaş ödüyor. Tabi bunu Türk Telekom değil biz ödüyoruz. “Türk Telekom peşkeş çekiliyor” diye sokaklarda bağıran çalışanlara.
Vizyon sorunu var. Telekom sektörünün dünyada en büyük gelişimi yaşadığı yıllarda, önce 90’lı yılların bütçe sıkıntıları nedeniyle yatırım yapamayan Türk Telekom sonrasında da özelleştirmede değer kaybetmemek uğruna, serbestleşmeye karşı savunmaya yönelik hareket etmekten, yapması gereken atılımları yapamadı ve örneğin Yunan Telekom’un çevremizde Gürcistan’dan, Yemen’e, 11 ülkede yatırım yapmasına karşın, ülke dışına çıkamayıp, içeriye kısıldı kaldı.
Yaptığı alımlarla ilgili sorunlar da başka bir konu. Bunları önceki yazılarımı okuyanlar bileceklerdir. Bir daha aynı konuları tekrarlamıyorum.
Sonuç
Sonuç olarak, Türk Telekom’un özelleştirmesini istemeyen paydaşlar, bu konuda yüksek sesle bağırır ve “Güvenlik”, “Türk Malı”, “İşsiz kalacaklara yazık değil mi”, “telekom stratejiktir” gibi popülist kavramların arkasına saklanırken, konu hakkında bilgisi olmayan çoğunluk kimi zaman bu propogandada etkilenip, “neden 2,1 katrilyon TL kar eden bir şirket satılıyor?”, “neden halka açılmıyor?”, “neden özelleştiriyoruz” suallerini soruyor.
Ancak Türk Telekom özelleştirmesinde, ne stratejik olmak, ne güvenlik konusunda doğru söylenmiyor. Şu şekilde düşünelim.. Güvenlik ve stratejik olmak açısından bakıldığında hangisi daha iyidir? 1 tek omurga üzerinden haberleşmek mi? Çok sayıda haberleşme omurgasının var oluşu mu? Tek omurga mı kolay kesilir? Çok omurga mı?
Kar’lılık konusunda da daha önce yeterince yazdım. O yazılara bakın, Türk Telekom karlı mı anlayın..
Bir sonraki bölümde size Serbestleşme – Özelleşme kavramlarını anlatacağım. Çünkü burada bizim halk olarak, bütün bu yukarıda yazdığım kişilerden sormamız gereken bir hesap var. Bir telekom sektörü uzmanı olarak ben bu soruyu şöyle ifade edeyim;
“Ey, özelleştirmeye “Yabancı Sermaye” diye karşı çıkanlar, özelleştirmeye karşı çıkacağınıza “neden şimdi yabancılarla başa çıkabilecek yerli sermayeli bir altyapı, broadband veya sabit telefon şirketimiz yok?” ya da “serbestleşme başladıktan bu zamana kadar geçen sürede, neden Türk Telekom’u satın alabilecek büyüklükte bir ya da iki özel telekom şirketi palazlanamadı” diye sorun.”
Ben size yarın neden olamadı, “serbestleşmenin neresindeyiz”i anlatacağım..
Serdar Güçlü Akşam üstü Notu : Aşağıdaki bölüme yorum ekleyen sayın okuyucuma ilgisi için teşekkür ediyorum.
Sorduğu sorunun cevabı, makyajlanmamış Türk Telekom bilançosu olarak zarar olduğunu gösteren
TT 2004 karı ne kadar? başlıklı yazı içinde.
Yine bir başka yazıyı, belki Türk Telekom’un 2004 ilk 6 ayında zarar ettiğini unutmuştır diye düşünerek yine linkliyorum..
TT ilk 6 ayda 204 trilyon TL zarar etti
Bu arada isterseniz bir de 2003 yılına göz atalım;
TT’nin 1 milyar $ karina bir de burdan bakin….
2 milyar $ ciro ile 1 milyar $ nasil kar edilir?
2003 ve 2004 verilerini yukarıda okuduğunuz Türk Telekom, daha önceki yıllarda da, devletin gayri resmi vergi toplayıcısı olarak, gerektikçe zam yapan, dolayısıyla bu zamlarla sürekli kar eden (zaten başka şansı yok) ama öte yanda hizmet için kurulduğu halkı diğer ülkelerin 2 ya da 3 katı pahalı telefon ücretleri ile mağdur eden bir kuruluş olarak hafızalarımızda kalacak.
Öte yandan eleman sayısı konusunda başka şirketleri örnek vermeme gerek yok çünkü Genel Müdürünüz Sayın Ekinalan geçen yıl mayıs ayında Selçuk Üniversitesi Kariyer Günlerinde bu rakamı bizzat kendisi verdi.
Mehmet Ekinalan bahsettiğim ve bütün gazetelerde yer alan konuşmasında, Türk Telekom’da 5800’ü güvenlik memuru olan 66.000 kişiden bahsetmiş ve normal rakamın 25.000 civarı olduğunu bildirmişti. Bu rakamı, işin sahibi olan bir sendikacı olarak bilmemiş olmanız beni şaşırttı ve bir daha düşündürttü. Anlaşılan Sn.Ekinalan bu konuda sizlere bilgi vermiyor.
Bu konuda o günlerde yazılmış 2 yazının linkini yukarıda personel bölümünde bulup okuyabilirsiniz.



Kaynak : 