TEKEL ve Türk Telekom, Türkiye’nin en önemli kurumlarından ikisi. Ortak özellikleri; Devlet tekelinde faaliyetleri, özelleştirme kapsamında bulunmaları ve çok önemli gelir elde etmeleri. Bu iki kurum, kendilerinden sorumlu bakanların istifasına yol açan gelişmeler sayesinde Türkiye ekonomisinin kriz tarihinde de önemli bir yerde duruyorlar.
TEKEL’in, Devlet tekelinde bulunan bazı faaliyetlerinin Kanun ile kaldırılmasına rağmen uygulama yönetmeliklerinin çıkmaması, Türk Telekom’un serbestleşme sürecindeki yavaşlık ile ortak özellik gösteriyor. Türk Telekom’un tekelinde bulunan bazı hizmetlerin serbestleşme süreci içerisinde uygulama yönetmelikleri çıkmazsa, söz konusu kanunun hiçbir hükmü kalmayacağı görülüyor.
Bu durumda sektörü regüle etmekle görevlendirilmiş Telekomünikasyon Kurumu’nun üzerine düşen işlev bir kez daha önemini gösteriyor. Bilindiği gibi 2000 yılında çıkarılan 4502 Sayılı Kanun ile Türk Telekom’un sabit hat ve altyapı üzerindeki tekelini 31 Aralık 2003 tarihinde kaldırmayı planlıyor.
TÜRK TELEKOM’UN SERBESTLEŞME SÜRECİ
Türk Telekom’un özelleştirme süreci, 5 Ağustos 1996 yılında yürürlüğe giren 4161 sayılı Kanun ile başladı. İki aşamalı olarak yürütülen özelleştirme çalışmasında birinci aşamada sektör politikası, satış stratejisi ve şirket değeri belirlenmesi öngörüldü.
29 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Kanun ile sektörde düzenlemeler yapmak ve sektörde faaliyet gösteren kurumları denetlemekle yükümlü, mevcut Telsiz Genel Müdürlüğü’nü de içine alacak özerk bir yapı oluşturuldu. Bu yapı Telekomünikasyon Kurumu’dur.
Telekomünikasyon Kurumu, kurulduğu günden bu yana çalışmalarını sürdürüyor. Ancak en önemli sınavını 31 Aralık 2003 tarihinde, Türk Telekom’un bazı faaliyetlerindeki tekelin kalkması sonucu oluşacak durumda verecek.
Telekomünikasyon Kurumu, Türk Telekom’un sabit hat ve altyapı üzerindeki tekelinin kalkması öncesinde uygulama yönetmeliklerini hazırlaması gerekiyor. Yoksa durum Tekel’in durumundan farklı olamayacak.
TEKEL’İN ÖZELLEŞTİRME VE SERBESTLEŞME SÜRECİ
Alkolde Devlet tekelini kaldıran, İspirto ve İspirtolu İçecekler İnhisarı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 20 Ocak 2001 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra TEKEL, 6 Şubat 2001 tarihinde Özelleştirme İdaresi’ne devredildi. Söz konusu Kanun’un yürürlüğe girmesine rağmen, siyasi iradenin “iradesizliği” süreci tıkadı. TEKEL’in yeniden yapılandırılmasına dair Kanun’un TBMM’ye sevki gündeme geldiği zaman yaşanan yoğun tartışmalar, Tekel’den Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın istifasına yol açtı. Tekel’in yeniden yapılandırılmasına ilişkin Kanun Tasarısı hakkında yaşanan yoğun tartışmalar ve Bakan Yüksel Yalova’nın istifası ile ortaya çıkan belirsizlik, tüm işleri durma noktasına getirdi.
Tekel’in yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun, Temmuz 2001 tarihinde TBMM’de kabul edildi ancak Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadı ve bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderildi. Bu sırada yaz tatiline girmiş olan TBMM’de Kanun, bir sonraki dönem tekrar görüşülebildi ve 3 Ocak 2002 tarihinde TBMM tarafından tekrar kabul edildi.
Söz konusu Kanun, Tekel’in özelleştirilmesini ve Türkiye’de tütün ve alkol piyasasını regüle edecek yeni bir Kurul oluşturulmasını öngörüyordu. 20 Temmuz 2002 tarihinde seçilebilen Kurul’un çalışmalara başlaması da bir hayli zaman aldı.
Söz konusu Kurul, kurulduğu tarihten bu yana çalışmalarını sürdürüyor. Ancak 20 Ocak 2001 tarihinde yürürlüğe giren Kanun’a ilişkin uygulama yönetmeliklerinin bazıları çıkarılmadığından, “tekelin” uygulamada devam ettiği görülüyor.



Kaynak : 