Tenis dünyasının efsane isimlerini buluşturan Turkcell Legends Cup, dün yapılan final karşılaşmalarıyla sona erdi.
Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü kortlarında düzenlenen Blackrock Tour of Champions – Turkcell Legends Cup’ta şampiyonluğu 1994’ün 2 numaralı tenisçisi ve 2001 Wimbledon şampiyonu Hırvat Goran Ivanisevic oldu.
Turnuvanın dün oynanan final maçında Hırvat Goran Ivanisevic, İtalyan Fernando Meligeni’yi 6-4 ve 6-4’lük setlerle 2-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı.
Turnuvanın üçüncülük maçında ise Fransız Cedric Pioline ile Alman Thomas Muster karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı 4-6, 7-5 ve 11-9’luk setlerle 2-1 kazanan Fransız Cedric Pioline turnuvanın üçüncüsü oldu.
TED’in, Tarabya’daki tesislerinde düzenlenen karşılaşmalar özellikle hafta sonu iş ve spor cemiyetinden ünlü isimleri bir araya getirdi. Perşembe günü turnuvaya katılan sporculara güzel bir Boğaz gezisi organize eden Turkcell, Cumartesi akşamı da sporcuları yorucu ancak oldukça keyifli geçen maçların ardından TED tesislerinde verdiği gala gecesi ile ağırladı.
Yıldız oyuncularından İpek Şenoğlu turnuvaların Türk tenisine sağladığı katkılarla ilgili olarak şunları söyledi;
Turkcell dalında bir numara bir şirket. Bu etkinliği ciddi düşünerek desteklediklerine inanıyorum. Bu etkinliğin Türk tenis camiasına katkısı çok fazla. Küçücük çocuklar görerek bir takım hedefler kendilerine koyuyorlar. Çocuklar çok şanslılar. Önlerinde güzel örnekler var. Dünyaya mal olmuş sporcuların hayatlarına özenmeleri onları daha da motive ediyor. Birebir görmeleri çok büyük önem taşıyor. Turkcell böyle organizasyonlar düzenleyerek bu sporun gelişimine büyük katkı sağlıyor. Bu etkinlikte sponsor olanlar hep kendi alanlarında öncü şirketler. Ben, kendimi lokomotif olarak görüyorum. Arkamdan gelenler de vagonlar olarak bu bütünü tamamlıyorlar.
Turnuvalara Pat Cash’in sempatik tavırları damgasını vururken benzer etkinliklerin daha sık tekrarlanması dileği telaffuz edildi. Özellikle bireysel sporlarda kaynak bulma zorluğundan yakınan teknik adamlar ve yöneticiler bu konuda devletin daha aktif çalışması gerektiğini ve kendilerine daha çok destek olunması gerektiğini ifade ediyorlar.
TED Klübü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz’da klüp çalışmaları ve etkinliklerden bahsederken ağırlıklı olarak bu sporun geliştirilmesi için gerekli kaynağın bulunmasında yaşadıkları zorluklardan bahsetti;
TED olarak performans hizmeti sağlıyoruz. İkinci amacımız bu sporu yaymak. 35-45 yaşta senyör klüpler birinciliğinde Türkiye şampiyonuyuz. Bizim önemsediğimiz performans. Bu turnuvaların Türkiye’de yapılması tenisi en üst düzeyde gündeme getiriyor. Bir başka amacımız da insanları ünlü tenisçilerle buluşturmak. Performans tenisine girmek isteyenlerin kimlerle karşılaşacaklarını bu vesileyle görmelerini sağlıyoruz. Tüm çabamız, Türk oyuncularının uluslararası turnuvalarda oynayarak daha iyi yerlere gelmeleri. Bu amaçlarla yaptığımız sponsorluk anlaşmalarıyla yurtdışı spor etkinliklerine katılıyoruz.
Devlet bir çok spor dalına destek veriyor. Biz, bunu kulüp olarak yapmaya çalışıyoruz. Kulübümüzde 300’e yakın oyuncumuz var. Kortumuz 3 bin kişilik. Buraya maddi katkıda bulunup spor camiamızı heyecanlandırmamız lazım. Bu çerçevede Turkcell’in futboldan kurtulup tenise tutunması büyük başarıdır. 80 milyonluk Türkiye’nin atleti yok. Atletizm, yüzme, tenis gibi ferdi sporlara önem verilmesi gerekiyor. Türkiye’de tenis bayanlarda ileri gitti. Türkiye kulüpler birinciliğine 4 lişi ile geldi. Öyle ki, bazı klüpler tenisi bırakmış kişilerle müsabakalara katılıyor. Oynayan insan yok! Bugün baktığımda 10 yıl önceki heyecanı göremiyorum. Biz önem veriyoruz ama bunun sınırına geldik. Geçen sen klüplerde ikinci olduk. Bizim isteğimiz böyle bir başarının ödülünü almaktı. Ama hala alamadık. Bugün için Türkiye kulüpler birinciliğinin ciddi bir ödülü olması gerektiğini düşünüyorum. Bugün, futbolun geldiği nokta buraya ciddi bir bütçenin ayrılmasından kaynaklanıyor.
Ailelerin ilgisini şöyle görüyorum; hayatında belli bir maddi güce ulaşıyorlar. Bir kompleks ile çocuğunu bir spora sokuyorsun. Yani tenise. Sonra olur olmaz sebeplerle gelip antrenörüne bağırıyorsun. Daha sonra bu çocuklar OKS gibi sınav çalışmaları nedeniyle spordan koparılıyorlar. Yani sporda ciddi bir politika yok ki bu gençleri ciddi bir şekilde çalıştıralım.
Basketbol ikinci ligde katılan payı 20 milyar YTL. Bunların masrafları var. Suyu ve elektriği var. Bunların giderlerini nasıl karşılayacağız. Bunlar, bizim için ciddi bir çalışma yapmayı daha da zor bir hale getiriyor. İnsan, yaptıklarının görülmesini istiyor. Bugün, bir takım turnuvalar yapıyorsun, ama maalesef devlet bir türlü destek çıkmıyor.
TED’in, resmi web sitesinde ‘En büyük gücümüz üyelerimizin desteği’ başlığıyla ve Yönetim Kurulu imzasıyla verilen bilgi yazısında genç bir tenisçinin dünya standartlarına ulaşabilmesi için yılda asgari 25-30 hafta uluslararası turnuva oynaması gerektiği ve bunun sağlanabilmesi halinde Türk tenisçilerinin dünya sıralamasında rahatlıkla yer alabilecekleri, ancak bunun sponsorların katkısı ile mümkün olabileceği belirtiliyor.
Resimden de gayet iyi anlaşılacağı gibi bir yerlerde bir şeyler yapılmak isteniyor. Yetkililerin bu gibi konulara daha duyarlı olmaları ve her şeyde olduğu gibi sporda da ciddi politikalar üretmeleri gerekiyor. Turkcell, öncülüğünü spora yaptığı katkılarla da göstermiş bir kuruluş. Ama ister istemez insanın aklına; “Her şeye Turkcell mi koşacak?” sorusu geliyor.

Kaynak : 