İzmir’de 9-11 haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen İzmir Uluslararası Hukuk Kurultayı ile ilgili diğer sunumlara ait haberleri burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz dosyada bulabilirsiniz.
Bu haberin ilk bölümünü Av.Gönenç Gürkaynak : Arama Motoru İçerik ya da Yer Sağlayıcı Değildir ve iikinci bölümünü Av.Gürkaynak : Yurtdışından Trafik Bilgisi, Devletlerarası Anlaşmalardaki Usüller İzlenerek Talep Edilebilir – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Avukat Gürkaynak, 23 mayıs 2007’de Resmi Gazete’de yayınlanan 5651 sayılı İnternetin düzenlenmesi konusundaki düşüncelerini aktarmaya başlamadan önce regülasyonun işlevsel olması için dinamik yaklaşım benimsemesi gerektiğini şu şekilde belirtti :
Genel olarak toplumun korunması amaçları ile ifade özgürlüğü arasındaki denge kurulamadıkça ve ifade özgürlüğü başlıbaşına bir değer olarak korunmadıkça, sağlayıcıların yükümlülükleri de İnternet’in ve düşüncenin gelişimine paralel akan dinamik bir eksende seyredememektedir.
İnternet hukuku alanında regülasyonun bir işlevsel şansı olabilmesi için durağan ve tıkayıcı, sabitleyip kontrol edici yaklaşımlar yerine mecraına oturtup dinamik biçimde beraber akan yaklaşımlar benimsenmesi ihtiyacı vardır.
Avrupa Komisyonu’nun, 1996 yılı Ekim ayında çıkardığı İnternetteki Hukuka Aykırı ve Zararlı İçerik Tebliği’nde , İnternet ortamında yer alan mücadele edilecek içeriği “hukuka aykırı içerik” ve “zararlı içerik” olmak üzere ikiye ayırdığını belirten Gürkaynak;
Bu farklı içerik kategorilerinin yol açtığı ilkesel sorunlar birbirlerinden köklü biçimde farklıdır ve bunlara çok farklı hukuki ve teknolojik cevaplar bulunması gerekmektedir. Çocukların yetişkinler için olan pornografik içeriğe erişimiyle, yetişkinlerin çocuklar hakkındaki pornografiye erişimi gibi farklı konuları birbirine karıştırmak tehlikeli olur.
dedi. 5651 sayılı İnternet Kanunu Üzerinde Yapılan Çalışma’da ise şu değişiklikleri önerdi (değişiklikler koyu ve altı çizgili olanlardır):
İnternet Kanunu’nun 2(m) maddesi:
-
“Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri ve sunucuları sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişiler”
İnternet Kanunu’nun 8/3., 8/4. ve 8/5. maddeleri:
-
“Hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere ilgili yer sağlayıcıya veya vekiline ve Başkanlığa gönderilir.”
“İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde veya içerik veya yer sağlayıcısı yurt içinde bulunsa bile, içeriği birinci fıkranın (a) bendinin (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde yazılı suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkanlık tarafından verilir. Bu karar, erişim sağlayıcısına ve yer sağlayıcıya veya vekillerine bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.”
“Birinci fıkranın (a) bendinin (2) ve (5) numaraları alt bentlerinde belirtilen suçlar için verilen erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcı veya yer sağlayıcı tarafından yerine getirilir. Diğer her türlü erişimin engellenmesi kararları, kararın bildirilmesinden itibaren yirmi dört saat içinde yer sağlayıcı tarafından yerine getirilir aksi halde bu tür erişimin engellenmesi kararları, en geç kararın bildirilmesinden itibaren kırk sekiz saat içerisinde erişim sağlayıcısı tarafından yerine getirilir.”
İnternet Kanunu’nun 8/9. ve 8/10. maddeleri:
-
“Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması veya içeriğe bu Kanunun 5. maddesinin 2 fıkrasında belirtildiği biçimde Türkiye Cumhuriyeti’nden erişimin engellenmesi halinde; bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hakim Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
Hakimin ya da mahkemenin erişimin engellenmesi kararının devamı yönündeki kararı koruma tedbiri niteliğindedir ve bu karara 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.”
“Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
>
Av.Gönenç Gürkaynak, Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar yani Faaliyet Belgesi Yönetmeliği konusundaki görüşlerini de şöyle açıkladı :
Faaliyet Belgesi Yönetmeliği’nin 4/1. maddesi:
-
“(1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde erişim sağlayıcı olmak isteyen sermaye şirketleri ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yerleşik sistemleri ya da sunucuları aracılığıyla yer sağlayıcı olarak faaliyet göstermek isteyen gerçek veya tüzel kişiler, hizmet vermeye başlamadan önce Kurum tarafından düzenlenecek faaliyet belgesini almakla yükümlüdür.”
Faaliyet Belgesi Yönetmeliği’nin 4/3 ve 19.3. maddeleri:
-
“4/(3) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yerleşik sistemleri ya da sunucuları aracılığıyla, yer sağlayıcı faaliyet belgesi almaksızın yer sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanların internet erişim hizmeti, Başkanlık kararıyla ilgili erişim sağlayıcı tarafından durdurulur.”
“19/(3) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki yerleşik sistemleri ya da sunucuları aracılığıyla çalışan yer sağlayıcısının bu Yönetmelikteki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde faaliyet belgesi Kurum tarafından iptal edilebilir. Bu durumda, Başkanlık kararıyla ilgili yer sağlayıcının almakta olduğu internet erişim hizmeti erişim sağlayıcı tarafından durdurulur.”
Faaliyet Belgesi Yönetmeliği metninden çıkarılan 8/2. madde:
-
“(2) Yabancılar bakımından, yer sağlayıcı faaliyet belgesi için başvuru yapacak gerçek veya tüzel kişilerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yetkili kişi aracılığıyla başvuru yapması şartı aranır.”
Sonuç
Avukat Gönenç Gürkaynak konuşmasını şu şekilde bitirdi :
İfade özgürlüğünü en önemli değerlerinden biri olarak kabul ederek işe başlayan bir İnternet mevzuatının getireceği orantılı sınırlamalar ile beklenen faydanın sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmalı, bu suretle toplumların, düşüncenin ve dolayısıyla İnternet’in evrimiyle ile beraber evrilebilen, süjesiyle beraber akarken onun mecraını değiştirebilen dinamik bir düzenleyici yapı hedeflenmelidir.

Kaynak : 