web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa *İNSAN KAYNAKLARI

Yapay Zeka Çağı Sadece İş Bulamamak mı? Toplum Tamamen Değişiyor…

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
12 Ağustos 2025
-*İNSAN KAYNAKLARI, BİLİŞİM, Finans & Ekonomi
0
Yapay Zeka Çağı Sadece İş Bulamamak mı? Toplum Tamamen Değişiyor…
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bugünlerin en popüler sorusu; “yapay zeka acaba bizi işsiz mi bırakacak?” şeklinde. Gerçekten de özellikle ABD’de ve diğer ülkelerde yapay zekaya bağlı işten çıkarmaların artmakta olduğunu görüyoruz.

Ama bu soru, çok yeni bir soru sayılmaz. 30 yıl önce 100 milyon $ yıllık ciro yapan, bir sanayi firmasına sıfırdan bilgisayar sistemi kuruyorduk. En önemli engel, bizzat veri girmesi gerekenlerin, çeşitli bahaneler ileri sürerek bundan kaçınmasıydı. Örneğin, ambarı yetkilisi neredeyse 2 ay sisteme girişi blokladı. Çünkü kendisine ihtiyaç kalınmayacağını, bilgisayarın onun işini alacağını düşünüyordu. Ciro rakamından da tahmin edeceğiniz üzere, ambar çok büyüktü ve içinde çok çeşitli malzemeler vardı. Ama ambar yetkilisi, işinin kolaylaşacağını değil, işini kaybedeceğini düşünüyordu.

Hatta bu fikir çok daha eski. Bir başka örnek, Amerikan efsanesi JOHN HENRY. Tam olarak nerede, ne zaman yaşandığı bilinmiyor. Çünkü farklı Amerikan eyaletleri kendilerine mal ediyorlar. Efsaneye göre, kendisinin, yeni icat edilen darbeli matkaptan daha iyi iş çıkaracağı iddiasına giren John Henry, elindeki kazması ile buharlı bir darbeli matkap’a (kaya delme makinası) karşı yarışmış ve yorgunluk nedeniyle ertesi gün ölmüştür. Muhtemelen bir tünel açılışında meydana gelen olay, 1870lerden bu yana bir şarkı ile de anılıyor. O gün John Henry yeni teknolojinin işini elinden almasına karşı savaşıyordu.

Sonuçta, bu “işimi elimden alacak” korkusu, dünya değiştikçe, teknolojiler geliştikçe hep var oldu. Ancak, acaba yapay zekanın ya da daha geniş bakarsak, teknolojinin değiştireceği şey sadece “iş”ler midir? Toplumsal hayatımızı da değiştirmiyor mu?

Sanayi Devriminde Aile Kavramı Merkezdeydi, Teknoloji Devriminde Bireysel Yaşama Geçiş Gözüküyor

Teknoloji devriminin, 2022 sonunda piyasaya sürülen ChatGPT ile hızlanması ile birlikte, iş dünyasında bir değişim görüyoruz. Ancak değişim sadece iş dünyası ile sınırlı da değil. Örneğin “Aile” ve “doğurganlık” konularında değişim var gibi gözüküyor.

1700 sonlarında başlayan 1800’lerde gelişen ve 1900’lerde tüm hızıyla yaşadığımız sanayi devrimi, kendi koşullarını getirdi. Mesela aile kavramı önemliydi. Çünkü sanayi devrimi demek emek gücü yani insan sayısı demekti. Fabrikaların çalışması için, büyük sayıda fiziksel iş gücü gerekiyordu.

Dolayısıyla emek gücünün beslenip, sağlıklı olacağı ve emeğin üreyeceği aile yapısı önemliydi. Üreme stratejisi ekonomikti. Çocuklar hem gelecekteki iş gücü, hem de yaşlılıktaki sosyal güvenceydi. Aile, üretimin yanısıra tüketim birimiydi de. Bu nedenle de batı dünyasında devlet politikaları, aile kavramını ve nüfus artışını teşvik ediyordu.

Ama 1970’lerden itibaren harekete geçen ve 2000’lerde ilk dönemlerini yaşadığımız teknoloji devrimi, artık “beyin gücü” ağırlıklı olduğundan, aile kavramı sanki değerini kaybediyor ve doğum hızı da tüm dünyada azalıyor. Dijital ve otomasyon odaklı ekonomide, 1 kişi kendi başına çok daha fazla “değer” üretebiliyor. Dolayısıyla beyin gücü, daha az insan demek. Bir yandan da, sanayi devrimi döneminde yüksek eğitim ve şehirleşme artınca, doğurganlık yaşı ötelendi.

Daha önemlisi, “kültür” değişti yani “dijital kültür” diye bir şey gelişti. Bu kültürün içinde kişisel özgürlük, bireysellik, esnek yaşam biçimi gibi biçimler temel kavramlar haline geldi. “Aile” kavramı tamamen yok olmuyor, ama çekirdek aileden, bireysel yaşam modellerine kayma var.

Doğum Oranlarının Düşmesinin Mantığı Nedir?

Sanayi Devriminden, Teknoloji Devrimine geçiş, toplumsal yapının köküne dokundu dedikse de, doğum oranlarındaki düşüşün tek nedeni bu değil. Başka bir kaç neden daha var. İlginç olduğu için not edelim. Bunların başında, sanayi devrimi öncesi “yüksek doğum-yüksek ölüm” eğilimi, sanayi devriminde “yüksek doğum-düşük ölüm”e evrilmişti. Teknoloji çağında ise “düşük doğum-düşük ölüm” yaşanıyor. Bir yandan da refah paradoksu yani gelir arttıkça doğum azalıyor. Tuhaf gelebilir bu ifade ama bu düşünce tarzında çocuk “geleceğe yatırım değil maliyet kalemi” oluyor. Artık “aile kurmak” ekonomik zorunluluk değil, tamamen tercih meselesi.

Küresel doğurganlık oranı 1960’larda ~5,0 iken bugün ~2,3’e düştü; gelişmiş ülkelerde ~1,4. En hızlı düşüş, teknoloji ekonomisine geçmiş şehirleşmiş toplumlarda. Yapay zekâ, otomasyon ve uzaktan çalışma arttıkça bu trendin daha da hızlanarak gerilemesi bekleniyor.

Diğer yandan, iklim krizi ve kaynak kıtlığı nedeniyle de “bilinçli az çocuk yapma” tercihleri artıyor.

Sanayi devrimi sırasında doğumu teşvik eden batılı devletler, bugün ekonomik istikrar ve teknolojik rekabetle meşgul. Teknoloji çağında ekonomik büyüme otomasyon, yapay zekâ ve inovasyonla sağlandığı için nüfus artışı öncelik olmaktan çıkabiliyor. Bu yüzden bazı ülkelerde çocuk teşvikleri yetersiz veya sembolik kalıyor.

Üniversitelerin Kıymeti Azalıyor mu?

Bu arada üniversite eğitiminin rolü, biçimi ve algısı kökten dönüşüyor. Bunu hem teknoloji devrimi ile bağlantılı hem de bağımsız faktörlerle açıklayabiliriz.

Teknoloji devrimi tarafından bakarsak, beyin gücü odaklı ekonomiye dönüşte üniversitelerin geride kaldığı açık. İş gücü talebi hâlâ yüksek ama “gereken beceriler” hızlı değişiyor. Üniversiteler bu değişime ayak uydurmakta zorlanıyor.

Yanısıra büyük yazılım ve donanım firmalarının, küresel olarak yayılımı nedeniyle, Google, IBM, Microsoft gibi şirketlerin kendi “hızlı sertifika” programları, bazı iş kollarında lisans diplomasına alternatif haline geliyor. Bazı alanlarda (yazılım geliştirme, tasarım, veri analizi) pratik deneyim ve portföy, diploma kadar önemli görülmeye başlandı.

Zaten teknoloji sektöründe becerilerin “raf ömrü” kısa. Tek seferlik ve modası geçecek olan 4 yıllık eğitim yerine sürekli güncellenen modüler eğitimler cazip oluyor. Ayrıca Khan Academy gibi platformlar bilgiye ücretsiz erişim sağlıyor.

Üniversitelerin kıymeti tamamen kaybolmaz, ama elit odaklı ve uzmanlık gerektiren alanlara sıkışabilir.

Ülkemizde Durum Nedir?

Geçen hafta yapay zekanın öncülerinden olan Nvidia Genel Müdürü Jensen Huang ile Elon Musk, bir okulda birlikte katıldıkları bir etkinlikte, “yapay zekacı olmak için matematik öğrenin” dediler. Hindistan başbakanı da açık bir tweet ile bunu Hintli öğrencilere daha açık anlattı.

Ülkemize dönüp bakalım; 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi” açıkladı. 3 yıl sonra 2024’de “acaba bu konuda neler yapılmış” diyerek inceledik, yayınlanan bu stratejide “bir arpa boyu bile adım atılmamış.” Zaten 93 sayfalık ve 6 temel amaca odaklanan bu strateji eksikti. Çünkü altyapı konusuna değinilmiyordu. Ama bu eksik olan strateji bile uygulanmamış.

Altyapı eksikliği olarak değindiğimiz temel konular şunlardı; en başta Musk ve Huang’ın geçtiğimiz hafta belirttiği, “Matematik” konusuna değinmiştik. İlkokuldan başlayarak uygulamalı matematik konusunda odaklanmak lazım. Daha doğrusu ilkokuldan başlayarak eğitim sisteminin yapay zekaya uygun tarzda dönüşmesi gerekli. Bir başka önemli konu, yapay zeka uygulamalarının kullanılacağı “veri merkezi sektörü” ve “internet altyapısının” hızla iyileştirilmesi. İnternet trafik değişim noktasının oluşturulması. Bunlar maalesef sorunlu.

Dolayısıyla matbaanın geç gelmesi yüzünden, ülkemizin sanayi devrimine gecikmesi gibi, yapay zeka ve teknoloji devrimine de gecikecek. Popüler deyişle treni kaçırıyoruz ya da kaçırdık bile.

Yapay zeka bir yandan da dünyanın geleceğinde toplumlar arasında önemli bir “uçurum yaratma” potansiyeline sahip. Yani yapay zekaya sahip ülkeler, muhtemelen sahip olmayanları köle gibi çalıştıracaklar. Bir yandan çok verimli ama diğer yandan bir o kadar tehlikeli bir gelecek var önümüzde.

Biz ise, hala ve maalesef, bu gelişmelerden uzakta, ülkenin önüne bir blokaj haline gelen siyasi olaylar içinde tutsak kalmış durumdayız. Ama daha üzücü olan, –ki beni yazı yazmaya iten asıl husustur– ülkenin aydınlarının bile teknolojideki bu gelişmeleri farkında olmadan, yapay zeka, internet altyapısı vs gibi konulara sadece dar kapsamda yaklaşıyor olmaları. Örneğin, mayıs ayında Ankara’da katıldığım “dijital tekelleşme” toplantısında, sadece Google konusuna odaklanıldı. Ama aynı tehlikeyi çok daha fazla taşıyan Yapay Zeka için güzelleme yapıldı.

Değişim Mutlaktır

Bu yazıda teknoloji devriminin sadece toplum yaşamına dair bazı etkilerini ilettik. Teknoloji çağının daha henüz başındayız. Sanayi çağının, 1763 yılındaJames Watttarafından buharlı makinanın icat edilmesi ile başladığını ve sonuçlarını ancak 100-150 yıl sonra 1900’lü yıllarda yaşadığımızı hesaba katarsak, teknoloji devrimi daha hızlı gelişse bile henüz etkilerini tam yaşıyor değiliz. Geçiş dönemindeyiz.

Ancak dünya her zaman değişim yaşar. O nedenle tarihte Voltaire’den Schopenhauer’a ya da Buda’dan Heraklitos’a kadar pek çok kişi aynı ifadeyi söylemiştir :

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir”

Önemli olan bu değişimlere ayak uydurmak ve geride kalmamak. Herkes “yapay zeka, işleri yok edecek” noktasına takılı kalmış durumda. Oysa özel hayatlarımız da çok daha büyük bir değişim içinde. Aile kavramının değişmesi, doğum oranlarının düşmesi gibi anlamaya çalıştığımız farklılıklar, Teknoloji Devriminin hayatlarımıza getirdiği yeni boyutlar. Bu nedenle, belli detaylara takılmak yerine, büyük resme yani etrafımızda neler oluyor, hayat nereye akıyor gibi gelişmelere dikkatlice bakmak, farkındalığı arttırmak gerekli.

Etiketler: Endüstri 4.0İnsan KaynaklarıManşetTeknoloji DevrimiYapay Zeka (AI)

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.