Panelin ilk bölümünü CIO’ların Değişen Rolü Antalya’da, IDC CIO Summit 2012’de Konuşuldu – 1 başlığı altında bulabilirsiniz.
Antalya’daki IDC CIO Summit 2012’de gerçekleştirilen “CIO’ların Değişen Rolü” başlıklı paneli aktarmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz;
“CIO’lar yönetime alınıyor mu?” sorusu kadar önemli başka bir durum, hedefler oluşturulurken, CIO’lara soruluyor mu? Bunun anlamı, CIO’ların BT yeteneklerini kullanarak, şirkete sağlayabilecekleri olanakların tam anlamıyla değerlendirilip, değerlendirilmediğidir. Bu olanaklar o günkü kaynaklara bakarak yetersiz olabileceği gibi, tam tersine hedeflerin üstünde olanak yaratabilecek yetenekler de mevcut olabilir.
Şirket Hedeflerinde CIO’ların Görüşü Alınıyor mu? Yeni Jenerasyon CEO’lar IT’siz Adım Atmıyor
Panelde tartışmalar sırasında, CEO ile CIO hedeflerinin nasıl örtüştürüldüğü tartışıldı. Shaya Mağazacılık’tan Ahmet Özen, “Hedeflerin birarada gitmesinin bir ön koşul olduğunu ve bunun da yetmediğini, CIO’ların karar mekanizmalarında da yer almaları gerektiği”ni söyledi.
“Bazı toplantılarda, IT’yi ilgilendiren ve bir anda size proje getiren kararlar alınabiliyor. Dolayısıyla da, yönetime üye olun ya da olmayın, o üst düzey toplantılarda bulunmanız gerekiyor.” diyen Özen’in sözlerine Alper Göğüş, sabah kendisiyle kahvaltıda aynı konuda konuştuğumuz sırada söylediği ilginç bir tanımlamayı tekrarlayarak cevap verdi : “Yeni nesil CIO’lar, IT’siz artık bir yere gitmenin mümkün olmadığını biliyorlar.”
Ben de aynı fikirdeyim. Yeni nesil yöneticiler internetin, mobil hayatın ve dolayısıyla bilişimin içine doğdu. Dolayısıyla çok daha teknoloji temelli oluyorlar. BT’nin neler sağlayabileceğinin, sadece bir masraf merkezi olmadığınn bilincindeler.
Koç CIO’su Alper Göğüş de buna işaret etti ve IT’nin en önemli sorunlarından birisinin, yeni nesil ile değiştiğini şu sözlerle tanımladı; “Eskiden IT konusundaki yaklaşım, –biz söyleriz, onlar defans gösterirler, ama vururuz masaya yaptırırız– şeklindeyken, şimdi yeni nesil yöneticiler, teknolojiye biraz daha hakimler ve IT’siz bir şey yapılamayacağını biliyorlar ve mayına basmaya niyetleri yok. Hata yaparsanız, delivery zamanına yetişemezsiniz, bir de test durumu var. Artık tehlikeleri sadece CIO’lar değil, CEO’lar da görmeye başladılar. İşte o zaman CIO’lara sormadan iş yapmayan CEO’lar daha da artacak.”
ING Teknolojiden sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan İnceoğlu ise aynı konuya ING Türkiye’nin yaş farkı olan, yeni CEO’su ile eski CEO’sunu karşılaştırarak baktı ve aynı yoruma vardı ve ek olarak CEO’ların teknolojiye hakim olması durumunda, CIO’nun CEO olmasına gerek kalmadığını da söyledi.
İnceoğlu bu noktada çok ilginç bir yorum da yaptı; arada CFO ya da CTO gibi bir katman olmasını, eski üst yöneticilerin BT’yi bilmemeleri nedeniyle, “anlamadıkları belli olmasın” ya da “kandırılmayayım” düşüncesiyle oluşturmuş olabileceklerine ve teknolojiye hakim olmayan yöneticilerin IT Müdürlerinin dilinden anlamadığına işaret etti.
Göğüş ise aynı düşünceyi, son yıllarda şirket yöneticilerinden BT projeleri konusunda “Çince konuşan bir adam var, gel bana bunu tercüme et” cümlesini hiç duymadığını söyleyerek paylaştı.
Nestle LGO Müdürü Seda Özenmiş, son yıllara kadar BT’ciler için Nestle’de “Uzaydan geldiler herhalde, ne konuştuklarını da anlamıyoruz” denildiğini belirtti. Ama artık harcanan bütçe nedeniyle, iş birimleri arasında dikkat çekici olduklarını ve katma değer yarattıklarının farkedildiğini belirtti.
Özenmiş çok ilginç bir yorumu da ekledi; BT’cilerin de artık eskisinden daha fazla finans, pazarlama, işletme öğrendiklerini, geri dönüşü (ROI) göstermeye başladıklarını, ve de artık daha başka kelimelerle konuştuklarını, “terabayt vs” gibi laflar etmeden de konuşabildiklerini söyledi.
Hem BT, hem de Diğer Yöneticiler Değişiyor
Dolayısıyla panelden aldığım izlenim; hem Türk şirketlerinin üst yönetimlerinin kişilik özellikleri ve de BT’ye yaklaşımları değişiyor, hem de BT yöneticileri artık teknik olmaktan çok, iş merkezli olmaya başlıyorlar şeklinde. Karşılıklı yaklaşım bu şekilde ifade edilmiş oldu.
Doğrusu bence bunun olması da normal. Bugün BT yöneticileri, eskisi gibi birebir kendileri yazılım yapan, kendileri makinalarla uğraşan kişiler değiller. Tabi ki, yazılımdan ve donanımdan anlamak zorundalar ama bugün daha çok neyin lazım olduğunu ya da olmadığını, nasıl çalıştığını, hangisinin daha iyi olduğunu ve teknolojinin nereye doğru gittiğini bilmeleri daha gerekli.
Gerçi bu da eskisinden daha zor bir konu. Eskiden CIO olarak belli başlı 2-3 şeyi yönetirdiniz. Bugün yönetilmesi gereken yazılım ve donanımlar, hem sayıca, hem coğrafi alana yayılmaları ve dolayısıyla yönetilmeleri açısından, hem de teknoloji açısından çok daha geniş ve çok daha fazla emek sarfedilmesi gerekiyor.
Şirketlerdeki BT’ci olmayan BT’ciler
Bunu ifade etmişken ve de sırası gelmişken, panelde konuşulmayan ama bu konferanstan önceki farklı zamanlarda, 4-5 farklı CIO arkadaşımın ilettiği ortak bir sorunu da anlatmadan geçemeyeceğim. Bu sorun; “şirketlerdeki BTci olmayan BTciler”. Yani, bilişimi bildiğini sananlar. Ya da şöyle ifade edelim; kendilerini bir PC, laptop, mobil telefon vs kullanırken, “uzman oldum” sananlar. BT bölümünün bir bütçesi, iş planı, stratejisi olduğunu hesaba katmadan, bir talepte bulunan ve olumsuz cevap aldığında da “bunu ben bile yaparım” ya da “2 günlük iş ne olacak” ya da CIO’yu üst yönetime şikayet ederek, “kendini önemli göstermek için olumsuz yaklaşıyor” diyenler.
Bunlara çözüm var mı? Şirket kurumsal ise, yönetici bu düzeyde vizyona sahipse evet ama ya değilse?? Bugün herkes artık bilgisayarcı, herkes bilgisayardan anlıyor, herkes biraz kendini sıksa şu programı da hani yani yazıverecek !!!!
Panelin devamını ve videosunu Satıcılar, CIO’yu Aşıp İş Birimlerine Gitmeliler mi? – 3 başlığı altında bulabilirsiniz.




Kaynak : 