Mecazi bir başlıkla başlıyoruz. YouTube kapalı filan değil. En azından şimdilik. Baykal’ın avukatlarının bir başvurusu var. Bu başvuru nedeniyle mahkemenin bir kararı var. Ama karar da henüz kapatma yönünde değil ama gazetecilerin çoğuna bakarsanız YouTube kapalı.
Türk gazetecileri ya “sansasyon”a bayıldıklarından, ya “yeterince araştırmadıklarından” ya da “anlamadıkları bir konu olduğundan” ötürü, haberi dün “YouTube açıldıktan 3 Gün sonra Kapatıldı” diye verdiler. Büyük büyük Tv kanalları da aynı kapsama girdi. Hatta bugün hala haberi aynı verenler var.
Ama YouTube bugün itibariyle kapalı değil.
Şimdi gelelim ne olduğuna
Dediğimiz gibi, YouTube’ün cumartesi günü yayına açılması sonrasında, Deniz Baykal’ın avukatları mahkemeye başvurdu ve savcı Bülent Yücetürk de, konuya yakın hukukçularımızdan birisi olarak, özenli bir karar verdi. Kapatma yok, içerik çıkarılma talebi var.
Bu karar 5651 kapsamında talep yapıldığı için TİB’e gönderildi. TİB ise, içeriğin çıkartılması konusunda çalışmalar yapıyor. Bu çalışmaların sonucuna göre durumu görüyor olacağız.
Hatırlanacağı üzere TİB bu tür itirazları ya da mahkeme ile siteler arasına girerek, içeriği çıkartma görüşmeleri yapabiliyor. Kemal Kılıçdaroğlu avukatlarının Facebook için talep ettikleri kapatma kararı, öncesinde de bu tür bir süreç işlemiş ve içerik çıkarttırılmıştı.
CHP’nin Kurumsal İletişimi İyi Yönetilmiyor mu?
Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim. Uzun bir süredir CHP’nin internet kullanıcılarını neden üzmekten sakınmadığını düşünüyorum. Doğrusu bu konuyu geçen yıl henüz başkan olmadan önce Kemal Kılıçdaroğlu ile telefonda da görüşmüş ve söylediklerimi anladığı izlenimi almıştım ama bugün ya partinin kurumsal iletişimini yönetenlerde, ya da hukuk işlerini yönetenlerde bir sorun olduğunu düşünüyorum.
Örneğin Facebook konusunda, ilk günden sorun içeren grup kalktığı halde, bugünlere kadar süren bir kördöğüşü ve anlamsız hukuk savaşı var.
Diğer yandan bakıyorsunuz, herkesin YouTube açılır açılmaz, Baykal’ın avukatları mahkemeye gidiyor, hem internet kullanıcılarının sevinçlerini kursaklarında bırakıyorlar, hem de unutulmuş olan videoları gündeme getiriyorlar.
Burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz TKNLJ isimli sitede bu durum “Tarihin En Kötü İletişimi başlığı ile incelenmiş ve bence daha derin bir analiz yapılmasına da ihtiyaç olan bir konu. Sitede yapılan analizde “neden en kötü” başlığı altında şunlar belirtilmiş :
-
1. Kamuoyunda unutulmaya yüz tutan ve artık kimsenin Baykal ile özdeşleştirmediği videoların tekrar hatırlatılması
2. Youtube özgürlük simgesi haline gelmişken, nüvesinde sosyal demokrasi olduğunu söyleyen bir partinin sansür çalışmaları başlatması
3. Bugün 15 gazetede yukarıda görebileceğiniz tarzda Baykal Youtube’u kapattırıyor tarzı başlıklar çıkması
4. CHP’nin birebir hedef aldığı partinin kurtuluşunu sağlaması
Biz de benzer düşünüyoruz. Bu konuyu bazı uzmanlarla analiz edeceğiz.
4 Kasım 2010, Saat 15:00 itibariyle Güncelleme : Deniz Baykal videolarına erişim YouTube tarafından engellendi. Yani sitenin bu videolar nedeniyle kapatılması gerekmiyor. İlgili haberi burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 