web analytics
Pazar, Temmuz 5, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa BİLİŞİM BT Merkez ve Yöneticileri

Ali Çöplü : CIO’ların Şirketinin ya da Kurumunun Hedeflerini ve Stratejilerini Çok İyi Anlaması Gerekir

Ali Çöplü: "Oralarda, açıkçası şöyle de bir gözlemim var, onu da belki paylaşmak lâzım. CIO’lardan korkuyorlar. Şöyle ki; bu teknik terimler, teknik ortamlar, sizin yöneticiniz işte genel müdürünüz, yönetim kurulu başkanınız veya yine başka unvanlı amirleriniz daha önce teknolojiyle bir şekilde haşır neşir olmadıysa size bir şey söylemeye ya da sizin anlattıklarınızı belli bir seviyede anlayıp yorum yapmada zorlandığı zaman derdinizi anlatmak zaman alıyor. Derdinizi anlatmak daha zor oluyor. Dolayısıyla da yöneticiler belki IT kavramları, IT dünyası hakkında belli bir seviyede daha çok bilgilenseler faydası olur mu diye düşünüyorum."

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
8 Mayıs 2014
- BT Merkez ve Yöneticileri
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

CIO’larla yaptığımız görüşmelere, Borsa İstanbul’un Genel Müdür Yardımcısı Ali Çöplü ile devam ediyoruz[1].

turk.internet.com: Ali Bey bu bölümde de genel olarak CIO ortamını tartışmak istiyoruz sizinle. Bunun üç boyutu; genel olarak CIO’lara diğer şirketlerin ve kurumların, kamu kurumlarının da olabilir, CIO’larına sizin önerileriniz ne olabilir?

Ali Çöplü: Evet şimdi CIO’lra tavsiyeler başlığı altında neler olabilir kendi yaşadığım tecrübelerden neler paylaşabilirim diye baktığımda; öncelikle kurumunuzun, çalıştığınız kurumun, bu özel şirket olabilir, kamu kurumu olabilir, stratejilerini ve sizin amiriniz konumundaki, genel müdür, yönetim kurulu başkanı veya başka unvanlardaki yöneticileriniz varsa onların hedeflerini, stratejilerini iyi anlamanız lâzım, yani kurumu nereye götürmek istiyorlar. Bu kâr amaçlı da olabilir veya başka kamusal amaçları olabilir, kanuni verilen görevler olabilir. Bunu bir kere çok iyi anlayıp, çok iyi çözümleyip bu konuda ne katkıda bulunabileceğinizi çok iyi düşünmenizi tavsiye ederim. Bu çünkü sizden talep edilen işlerin, sistemlerin neler olması gerektiğini ve bu konularda alternatif üretmenizi kolaylaştıracaktır, zenginleştirecektir ve vereceğiniz tavsiyelerin, yapacağınız önerilerin daha değerli hale gelmesini, modern tabir ile katma değerinizin yükselmesini sağlayacaktır. Önerebileceğim ilk şey bu…

İkincisi algı yönetimi. Yani siz bir CIO olarak, yani bir IT biriminin başı olarak belli şeyleri yaptığınızı, belli beklentileri yerine getirdiğinizi düşünebilirsiniz ama karşı taraf, sizden hikmet talep eden, hizmet bekleyen kişi, grup veya yöneticiler acaba aynı fikirdeler mi? Bunu ara ara tespit edebilmek için mekanizmalar kurmanız, ortamlar oluşturmanız lâzım. Bunu da önemli bir tavsiye olarak paylaşabilirim; algı yönetimi çok mühim. Üçüncüsü tabii “IT steering comittee” diye tabir edilen, modern yönetişim prensipleri çerçevesinde de çok bahsedilen bir konudur. Size gelen taleplerin mümkün olduğunca ortak, özellikle C Level yöneticilerle ortak alınması için platformlar, mekanizmalar, süreçler oturtmak yine önemli bir konu.

Diğer tarafta da, bu ilk söylediğim tavsiyeyle bence çok alakalı, kurumunuzun özellikleri, kurumunuzun kabiliyetleri ve gitmek istediği yerler ve kurumunuzdan beklenen görevleri bir yere yazdığınızda bir de IT olarak kabiliyetlerinizi karşı tarafa yerleştirdiğinizde bunlar nasıl birbiriyle eşleşiyor ve sizin katma değer olarak ne yapabileceğinizi çok iyi tespit etmeniz lâzım.

Diğer bir konu; piyasa IT trendleri oluyor zaman zaman, konuşmamızın daha önceki bölümünde de değindik; mesela mobil kavramlar veya mobil ortamlar olan yatırımları ben buna örnek verebilirim. Biz son müşteriyle, retail müşterilerle, bireysel müşterilerle birebir muhatap olmadığımız için mesela bizim IT’deki arkadaşlar, “Bu mobil ortamlarda çok güzel şeyler var, Iphone uygulamaları var, mobil siteler var, biz de böyle bir şeyler yapalım, oralarda işlem yaptıran bir ürün çıkartalım,” gibi önerilerle bana ilk zamanlarda çokça geliyorlardı. Fakat ben de kurumun üst yönetenlerinin beklentileri ve yapılması gerekenlere uygun davrandığımda bu bizim için hiç öncelikli olamayacak bir işti. BT tarafından öneriyi getiren arkadaşları ikna ederken zorlandım, üç-beş kere tekrarlamak zorunda kaldım ama mobil ortamda yapılacak bir yatırımın kurumun stratejisi anlamında, kuruma getirisi anlamında önem derecesi çok çok aşağılarda kalıyordu. Dolayısıyla bu tür yatırımları yapmadık. Hani sırf trend oluyor diye de bazı şeyleri yapmamak lâzım. Bu da birazcık kurumun kabiliyetleri, size bağlı birimlerin kabiliyetleri ve kurum stratejileri, kurumun gitmek istediği yer ve hedeflerle çok iyi örtüştürmek lâzım. Böyle bir dengeyi kurunca daha çok başarı elde ediyorsunuz.

turk.internet.com: Pekiyi, bir de sektörün satıcı tarafı var, vendor firmalar var. Onların size gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz, burada eksiklikler var mı ya da güzel yanlar nelerdir?

Ali Çöplü: Genel olarak tabii ki oralarda çalışanlar da bizim arkadaşlarımız. Sektör küçük, değişik zamanlarda değişik kombinasyonlarda o sektörlerden yani satıcı dediğimiz global sermayeli, yurtdışı sermayeli şirketlerle öyle ya da böyle muhatap oluyoruz, onlarla iş yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz. Benim buradaki gözlemim şu oldu; açıkçası bu şirketlerin Türkiye’den aldıklarını daha fazla Türkiye’ye verme şeklinde bir önerim oldu ve bu konuda daha fazla çaba göstermelerini beklediğimi söyleyebilirim. Ne demek istiyorum? Bunun değişik yolları var tabii. Sosyal sorumluluk projeleri adı altında değişik şeyler, daha fazla şeyler yapılabilir. Yapmıyorlar demiyorum, muhakkak yapıyorlardır ama daha fazla yapılabilir. Çalışanların kalitesini, çalışanların bilgi seviyesini arttırabilirler. Artı olayın başka bir ayağı da, vendor tabir edebileceğimiz ya da satıcı tabir edeceğimiz firmaların bana çözüm üretmelerini istiyorum, beni zorlamalarını istiyorum ve mümkün olduğu kadar bana sadece satmak istediklerini değil benim için en uygun olan neyse onu satmaya çalışmalarını rica ediyorum. Çünkü burada, şu anda nereden baksanız 10 civarında satıcı firmayla, ki bir kısmı da yurtdışı sermayeli, muhatap oluyoruz ve çok değişik hizmet seviyeleri, çok değişik memnuniyet seviyelerimiz var. Bazıları gerçekten takip ediyorlar, çözüm üretiyorlar, hem mali anlamda, hem kabiliyet, ürünlerin kabiliyetleri anlamında bayağı yeterli, bize zaman ayırıyorlar, geliyorlar gidiyorlar. Ama bazıları da olayın sadece satış tarafındalar, o dengeyi yakalamalarını istiyorum. Bu diğer sosyal sorumluluk mevzusunda da mesela iki tane benim takdir ettiğim örnek var. Yakın zamanda irtibat halinde olduğumuz Accenture firması var. Onlar satıcı kategorisine girer mi bilemiyorum ama yurtdışı menşeli bir firma olması açısında ve benim tanıdığım bir firma olduğu için; mesela İzmir’de bir onshore yazılım geliştirme merkezi kurduklarını biliyorum. En son duyduğum rakam 100 civarında yazılımcıyı orada istihdam ediyorlardı.Ve Accenture’ın Hindistan, Çin gibi ülkelere gönderdiği projelerin İzmir’de de yapılabildiğini, İzmir’deki istihdam seviyesinin de yükseldiğini ve oradan çıkan işin de kaliteli olduğunu kendi iç süreçlerinde paylaştıklarını söylemişlerdi. Bu tür yatırımlar gerçekten bence Türkiye için orta ve uzun vadede kazançlı olacak yatırımlar.

turk.internet.com: Yani kazansınlar ama burayla da paylaşsınlar.

Ali Çöplü: Kesinlikle! Son bir örnek verip kapatalım, Siemens’in de benim bildiğim öyle bir örneği var. Siemens çok büyük bir şirket gerçi o ayrı konu da… Ama Düzce’de mesela bir operasyon merkezi açtılar, ben Vakfbank’tayken biraz daha yakından takip ediyordum o kısımlarını, ve bankacılık operasyonları outsource hizmeti vermeye başladılar Dizce’den. Ve yanlış hatırlamıyorsam 1000 kişiye bir istihdam alanı oluşturdular orada. 1000 tane beyaz yakalı, operasyonda çalışan, IT operasyonu değil, bankacılık operasyonu ayağı da var ama IT operasyonu da vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bu tür girişimler güzel haberler. Dediğiniz gibi kazansınlar ama kazandıklarını da buraya daha fazla yatırım yapsınlar. Kazan-kazan olsun.

turk.internet.com: Son sorum; burada CIO’ların daha verimli çalışması şirketlere ya da devlet kurumlarına daha yararlı olması için onlara düşen, şirketlere ya da kamuya düşen ne var sizce?

Ali Çöplü: Oralarda, açıkçası şöyle de bir gözlemim var, onu da belki paylaşmak lâzım. CIO’lardan korkuyorlar. Şöyle ki; bu teknik terimler, teknik ortamlar, sizin yöneticiniz işte genel müdürünüz, yönetim kurulu başkanınız veya yine başka unvanlı amirleriniz daha önce teknolojiyle bir şekilde haşır neşir olmadıysa size bir şey söylemeye ya da sizin anlattıklarınızı belli bir seviyede anlayıp yorum yapmada zorlandığı zaman derdinizi anlatmak zaman alıyor. Derdinizi anlatmak daha zor oluyor. Dolayısıyla da yöneticiler belki IT kavramları, IT dünyası hakkında belli bir seviyede daha çok bilgilenseler faydası olur mu diye düşünüyorum. Ha bu nasıl yapılır noktasında aslında bir reçetem yok. Bu biraz kişisel tercihlerle de ilgili, yani mesela siz de çok iyi hatırlarsınız; Turgut Özal’ı ben biliyorum, şu andaki Cumhurbaşkanımız da herhalde benzeri bir alışkanlıkta, teknolojiyi takip ederlerdi. Yani altmış yaşından sonra bilgisayar başına oturduğunu falan gazetelerden okurduk bilfiil görmesek de. Şu andaki Cumhurbaşkanımız da Twitter’ı falan kullanıyor. Bazı insanlar bu teknolojiyi takip etmekte. Sadece kullanıcı da değiller hatta bir adım daha ötesine geçerek altyapısını anlamak konusunda kendilerini yetiştiriyorlar, trendleri takip ediyorlar. Yönetici seviyesinde de, bir CIO yönetmek durumunda kalan yöneticiler de bu konularda belki biraz daha fazla çaba harcasalar daha sağlıklı veya daha verimli bir diyalog olur diye düşünüyorum. İlk anda aklıma gelen böyle bir örnek oldu. Tabii ki CIO’ların kamu kurumunda yapılan harcamaları da mühim, mesela Türksat’ta çalışan bir arkadaşla bir ara konuşuyorduk, kamu kurumlarında duplike çok iş yapılıyor. Mesela duplike data saklama tahmin edeceğiniz gibi maalesef çok olan bir olay. Ve hükümet demeyelim de hadi devlet olarak, kamu kurumları olarak bunları bir ortaklaştıralım, aynı datayı birden çok yerde saklamayalım, tek bir merkez kuralım ve oradan ortak ihtiyacı olan gelsin alsın, güncellemek isteyen tek bir merkezi güncellesin belli kurallar çerçevesinde gibi çalışmalar düşünüldüğünü biliyorum. Ne kadar gerçekleşti onu bilmiyorum. Bu da açıkçası devlet adına ya da ülke adına yapılan bu ek harcamaları, duplike harcamaları azaltır diye ümit ediyorum. Bu da olayın başka bir açılımı.

[1] Bu söyleşi daha önce yapılmıştı.

Etiketler: Söyleşi - Röportaj
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Yapay Zekâ Balonu Patlıyor mu? Wall Street İlk Kez YZ Harcamalarını Sorgulamaya Başladı
  • Elektronik Tebligatta Yeni Dönem: Zorunluluk Kanuna Girdi, Bakanlığın Yetkisi Sınırlandı
  • Trump Kuantuma Süre Koydu: 2028’e Kadar Sonuç İstiyor, Ama Kasayı Açmıyor
  • Microsoft’un İrlanda Birimi 47 Milyar Dolarlık Kar Elde Etti, Bu Tüm Kazançlarının % 38’i
  • Trump, ABD Teknoloji Devlerine Vergi Uygulayan Ülkelere %100 Gümrük Vergisi Uygulama Tehdidinde Bulundu

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.