Mobil cihazların geniş ölçüde kullanılması şirketlerin BT (Bilgi Teknolojileri) politikalarını da etkiliyor. “Kendi Cihazını Getir” (BYOD, Bring-your-own-device) anlayışı özellikle Kuzey Amerika’da yaygınlık kazanıyor. Ancak son dönemlerde Asya bölgesinden gelen geri bildirimler BYOD’un maliyetleri dolayısıyla buradaki şirketlerce pek de tutulmadığını gösteriyor.
Gözlemciler, BYOD’un tutmamasında öngörülenden daha fazla masraflı olmasının önemli bir etken olduğunu dile getiriyor. Çin pazarında araştırmalar yapan China Market Research Group (CMR) yöneticisi Ben Cavender, şirketlerin BYOD ile sağladıkları tasarruftan çok daha fazlasını çoklu cihaz kullanım platformu oluşturmak için harcamak durumunda kaldıklarını ifade ediyor. Cavender, buna ek olarak şirketlerin hizmet aldıkları şirketlerden, daha önceki paketlerden daha pahalı bireysel çözümler almak durumunda kaldıklarını da hatırlatıyor. Bir başka ifadeyle her cihaza ayrı bir çözüm almanın bedeli daha yüksek oluyor.
Diğer yandan, kurumsal kullanıcıların farklı cihazlar getirmeleri dolayısıyla gerektiğinde bunlara teknik desteğin verilebilmesi için çok daha fazla bilgi ve deneyime sahip personelin gerektiği, bunun da daha masraflı olduğu belirtiliyor. Güvenlik, BYOD’un en önemli eksenlerinden birini oluşturuyor. Zira, mobil cihazlar artan oranda hackerların hedefi haline geliyor. Regülasyon zorunlulukları şirketleri, verilerini her türlü ortamda korumak mecburiyetinde tutuyor.
Geçtiğimiz ay yayınladığımız bir haberimizde paylaştığımız üzere mobil güvenlik pazarının 5 yıl içerisinde 10.7 milyar dolar gibi dev bir boyuta ulaşacağının öngörülmesi aslında cihaz ekosisteminin ne ölçüde hedef alındığını göstermesi bakımından önemli. (1) ABI Research’ün çalışması, kurumsal taraftaki mobil kullanıcıların segmentin büyümesinde etkili olacağını söylüyor. Şirket, tablet satışlarının yıllık bazda da %77’lik bir artışı yakaladığını analiz etmişti.
IDC’nin Asya-Pasifik bölgesi yöneticilerinden Ian Song ise, çekincelere rağmen BYOD anlayışının yaygınlaştığını değerlendiriyor. Şirketlerin, uzun vadede ölçeklendirilebilir bir kurumsal mobilite politikası oluşturmaları gerekeceğine dikkat çeken Song, Asya kökenli şirketlerin konuya nisbeten daha kısa vadeli bakmalarının olumsuz duruşlarında etkili olduğunu ifade ediyor.
KOBİ ölçeğindeki şirketler söz konusu olduğunda işletmelerin hizmet aldıkları telekom şirketleri ile işbirliği yapabilecekleri belirtiliyor. Hizmet sağlayıcıların çok daha büyük bir ekosistemi oluşturan KOBİ’lere yönelik hizmet ve çözümler sunduğunu ifade eden gözlemciler, bunlar arasında abonelik bazında mobil cihaz yönetimi ve güvenlik araçlarının da olduğunu hatırlatıyor.
(1) Mobil Güvenlik Pazarı 5 Yıl İçerisinde 10.7 Milyar Dolar Hacmine Ulaşacak




Kaynak : 