Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikası Konfederasyonu (BASK) yaptığı açıklamada 800 kadar tip-2 personelin havuza gönderilmesini “personel kıyımı” olarak adlandırdı.
Ancak Telekom tarafında gerek tüketicilerden, gerekse tip-1 tür elemanlardan gelen yorumlar, tip-2 elemanların verimlerinin düşük olduğu yani bu elemanların “nasılsa gidiciyim” mantığıyla hareket edip çalışmadıkları şeklinde. Son dönemde yükselen tüketici bilinci nedeniyle yapılan şikayetlerde de, “istediğin yere şikayet et” yaklaşımının görülebildiği bildiriliyor.
BASK’ın yaptığı açıklama şu şekilde:
TÜRK TELEKOMDA PERSONEL KIYIMI
Tarihi : 15.03.2007
Genel Başkanımız Resul AKAY, Türk Telekom’da beş yıl süre ile çalıştırılması öngörülen sözleşmeli personelin bir yıl sonra kıyıma tabi tutulduğunu söyledi. Resul AKAY yaptığı yazılı açıklamada, 09 Şubat 2006 tarihinde TBMM de kabul edilen 5457 sayılı Kanunla beş yıl süre ile Türk Telekom’da istihdam edilmesi öngörülen sözleşmeli personelin aldatıldığını belirterek, “yaklaşık 4 bin personel bir yıl sonra çeşitli kamu kuruluşlarına gönderilmek suretiyle kıyıma tabi tutulmuştur.” dedi.
AKAY açıklamasını şöyle sürdürdü.
Hukuk Devleti vatandaşlarını aldatamaz. Vatandaşlarını aldatmak ve kandırmak için yasal düzenlemeler yapamaz. Yabancı ortağın çıkarlarını gözeterek kendi vatandaşlarını mağdur edemez. Türk Telekom’da yapılan kanun yoluyla personelin aldatılması ve kandırılmasıdır. Yıllardır Türk Telekom’a hizmet etmiş, deneyimli ve nitelikli personelin bir yıl sonra başarısız addedilmesi söz konusu olamaz. Bu uygulama ile yabancı ortağın personel giderleri hazineye yüklenmekte, yabancı ortağa kaynak transfer edilmektedir.
Türk Telekom’un %55’lik hissesinin blok halinde satılmasından bu yana, OGER-TIM ortaklığına küçümsenmeyecek miktarda kaynak transferi yapıldığını öne süren AKAY, açıklamasında şunları kaydetti.
Telekom hizmetlerinin yerleşim merkezlerine götürülmesi sırasında zarar söz konusu olduğunda bu zararların OGER-TIM ortaklığına ödenebilmesi için 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu yürürlüğe konulmuş ve bu Kanuna istinaden Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bir daire başkanlığı kurulmuştur. 38 kadrosu bulunan bu daire başkanlığının görevi Telekom Hizmetleri ile ilgili zararları ödemektir.
Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile birlikte 2006 yılında kurumlar vergisi oranı önce %35’ten %30’a, daha sonra da ye indirilmiştir. Bu düzenlemeler sonucu yabancı ortağa ciddi miktarda kaynak transferi yapılmıştır.
Şehir içi telefon görüşme ücretlerine yapılan fahiş zamlarla da tüketici kitlesi söğüşlenmiştir. Açıkçası yabancı ortak sektörün tek patronu olduğu için tüketici ile hoyratça oynamaktadır.
Yukarıda açıklanan kaynak transferlerini alt alta yazdığımızda Hükümetle, yabancı ortakla arasında gizli mukavele olduğu izlenimi giderek güçlenmektedir.
Türk Mühendis ve teknik elemanının alın teri ve katkılarıyla dünyanın 13’üncü büyük şebekesi arasına giren Türk Telekomun deneyimli ve nitelikli personeli yabancı ortağa kaynak transfer edilecek diye ziyan olmaktadır.

Kaynak : 