Trump’ın ilk dönemi sırasında, önce 2018 kasımında Huawei’in kurucusunun kızını Kanada’da gözaltına aldırtarak, sonrasında 2019 mayısında Huawei ve ZTE’den mal alınmasını yasaklayan acil durum emri yayınlayarak işaret fişeği yakmış olduğu ABD-Çin ticaret savaşı, 2.Trump döneminin başladığında, bu yılın nisan ayında yayınladığı yeni tarifelerle (gümrük vergisi) zirveye ulaştı. Hatta Avrupa’nın da alışverişinin engellenmesi için ABD tavır koydu. Ama bunun başarılı olmadığını ve sürekli geri adımlar atıldığını gördük.
ABD-Çin arasındaki bu ticaret savaşı, gelinen “küresel üretim düzeni” açısından hayli zor çözülebilecek bir konu. Çünkü içiçe geçmiş bir üretim sistemi var. Buna “karşılıklı bağımlılık” diyebiliriz. Amerikalı tüccarlar, Çin’de üretim yaptırıyor ya da üretilen OEM’leri alıyor. Ya da tam tersine en büyük müşterileri Çinli firmalar. Öyle ki, çip üretiminin temelinde yer alan Hollandalı ASML firmasının bile, ABD’nin tüm engellemelerine rağmen cirosu içinde Çin en büyük müşteri olmaya devam etti. Intel aynı şekilde ABD’den aldığı Çin’e satış lisansını uzatmaya çalıştı. Tesla, Apple hala ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Bu nedenle, ABD ilk yürütme emrinden bugüne kadar geçen 6,5 yılda, devamlı yeni kısıtlamalarla meşgul. Nasıl engelleyeceğini şaşırmış durumda. Sonuçta Trump gümrük vergileri (tarifeler) ile baltayı indirmeye çalıştı ama galiba o balta kendisini kesiyor.
Çin teknoloji engellemelerine cevap olarak yerli üretimi, alternatif tedarik kaynaklarını ve stratejik sektörlerde bağımsızlığı artırma yönünde adımlar attı. Örneğin Huawei hâlâ büyüyor ve kendi çiplerini geliştirme yönünde ilerliyor. Yani Çin teknolojik olarak “beklenen çöküş” yerine “yeniden yapılanma” yaşıyor. Ayrıca Çin’in ve şirketlerinin “work-around” (yol bulma) kabiliyeti yüksek. Farklı tedarikçiler bulma, kontrollü yurtiçi üretimi hızlandırma gibi yollar deniyorlar.
İlaveten Çin’in daha fazla sertleştiğini görmeye başladık. Örneğin Qualcomm’un (araba iletişim yazılımı) Autotalks’ın alımına soruşturma açtı, Nadir metallere koyduğu ihracat yasakları artırdı, arkasından Alibaba Cloud’un Nvidia kullanımını % 82 azaltacağı konusu duyuldu, Ama galiba en önemlisi kritik yarı iletken üreticisi Nexperia’ya Hollanda’nın getirdiği el koyma konusu oldu. Arkasından Çin de bu konuda sert tedbirler aldı. Şimdi bu özetlediğimiz başlıklar neden önemli, yakından bakalım.
Stratejik Hedef: Asimetrik Bir Savaşta Etkiyi Yeniden Kazanmak
2018’den beri ABD ve müttefikleri, Çin’i gelişmiş yarı iletkenlerden ve yapay zeka araçlarından (örneğin Nvidia, ASML, TSMC) mahrum bırakmak için ihracat kontrolleri, yatırım yasakları ve yaptırımlar kullanıyor. Pekin’in tepkisi, savunmacılıktan, asimetrik bir etki alanına evrildi. Çin’in yapısal güce sahip olduğu birkaç alanı kullanıyor. Çin’in en güçlü kaldıraçları:
- Nadir Toprak Elementleri ve Kritik Mineraller : Çin, dünyadaki nadir toprak elementlerinin %60-70’ini, galyum ve germanyumun ise %80’ini rafine ediyor. Bunlar çipler, elektrikli araçlar ve füzeler için olmazsa olmaz.
- Üretim ve Orta Seviye Yarı İletkenler : Üst düzey litografiden yoksun olsa da Çin, düşük-orta seviye çip üretiminde (Nexperia, SMIC, HuaHong) hakim konumda. Bunlar arasında, 2021 yılında Çinli Wingtech Technology tarafından satın alınan Hollanda merkezli yarı iletken firması Nexperia’nın Hollanda tarafından devralınması Çin’i kızdırdı. Çin’in ihracat akışlarını boğabileceğini ve AB otomobil üreticilerine zarar verebileceğini göstererek müzakereleri zorlayacağı düşünülüyor.
- Düzenleyici Yaptırımları : Küresel şirketler Çin’in tüketici ve endüstriyel pazarlarına ihtiyaç duyuyor. Pekin’in “iç pazarına yönelik düzenleyici yaptırımları” (tekel karşıtı politika, siber güvenlik incelemesi) baskı aracı haline dönüşebilir. Birçok sektörde (elektrikli araçlar, akıllı telefonlar, yapay zeka çıkarım çipleri) Çin hâlâ en büyük alıcı. Bu satın alma gücü kaldıraç sağlıyor.
Bunlar sinyal niteliğinde hareketler. Topyekûn bir ekonomik savaş değil, muhataplara Çin’in hâlâ darboğaz noktalarına sahip olduğunu hatırlatan hedefli eylemler olarak değerlendiriliyor.
Şi Jinping’in 2025’de yayınladığı, “yerel pazarı kendi kendine yeterli hale getirin ve yabancı teknoloji bağımlılığını azaltın” stratejisi izleniyor. Çin, ABD ile doğrudan bir “çip-çip” yarışını henüz kazanamayacağını biliyor; ancak bu, batı tedarik zincirlerini yavaşlatabilir, karmaşıklaştırabilir ve parçalayabilir.
Tarifelerde (Gümrük Vergileri) Son Durum
Donald Trump yönetimindeki ABD, 2025 yılında Çin ithalatına ek gümrük vergileri uyguladı. 4 Şubat 2025’ten itibaren Çin’den yapılan tüm ithalata %10 gümrük vergisi konuldu. Trump daha sonra bu gümrük vergilerini 4 Mart 2025’te %20’ye çıkardı. Çin, ABD mallarına büyük misilleme vergileriyle karşılık verdi. Örneğin, 10 Nisan 2025 itibarıyla Çin, ABD mallarına uyguladığı gümrük vergilerini %34’ten %84’e, hatta bazı durumlarda %125’e kadar yükseltti. Sonunda 12 Mayıs 2025’te bir anlaşma/ateşkes sağlandı: ABD ve Çin, aşırı gümrük vergisi artışının bir kısmını azaltmayı/geri çekmeyi kabul etti. Çin, Mayıs ayındaki anlaşmanın ardından 90 günlük ateşkese girerek gerginliği geçici olarak “durdurdu” ve bu anlaşma kapsamında bazı gümrük vergilerini 90 gün boyunca %10’da tutmayı kabul etti.
Not edelim; ABD sadece Çin’e değil, büyük ticaret dengesizlikleri ve diğer ticaret engeli sorunları olan ülkelere daha yüksek oranlar uygulamayı amaçlayan “karşılıklı” gümrük vergileri getirdi.
Çin ayrıca misilleme veya baskı yöntemi olarak ihracat kontrolleri ve lisanslama önlemleri (örneğin, nadir toprak elementleri, çift kullanımlı ürünler) kullandı. ABD, 2025 ekiminde Çin’in ihracat kontrollerine yanıt olarak Çin mallarına %100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu. ABD ile Çin arasındaki gümrük vergisi artışı tamamen tersine dönmedi, ancak en uç artışlardan bazıları askıya alındı veya müzakere ediliyor. ABD’nin tehdit ettiği %100 ek gümrük vergilerini önleyebilecek bir çerçeve anlaşmaya varıldı. Gümrük vergisi ateşkesinin uzatılması için son tarih 10 Kasım 2025 – ABD mevcut ateşkesi bu tarihe kadar uzattı.
Çin’in, anlaşma/müzakereler kapsamında büyük miktarda ABD ithalatına (soya fasulyesi vb.) yeniden başlaması bekleniyor. Çin belirli konularda (örneğin fentanil öncü kimyasalları) harekete geçerse ABD gümrük vergilerinin bir kısmını düşürebilir — WSJ, Çin’in bu kimyasalların ihracatını kısıtlaması durumunda ABD’nin %20’lik vergiyi yarıya indirebileceğini bildiriyor.
Çin “Teknoloji Yumuşaması” İçin Şartlar Belirlemeye mi Çalışıyor?
Uzmanlara göre, Çin, Trump’ın (veya gelecekteki herhangi bir ABD yönetiminin) sonunda bir ticaret ateşkesi arayacağını tahmin ediyor. Çin, ihracatı sıkılaştırarak, darboğazları ve düzenlemeleri silah olarak kullanarak, “oyun kurucu” haline geliyor ve gelecekteki müzakerelere yaptırımların pasif bir hedefi olmaktan ziyade pazarlık kozlarıyla girmeyi garantiliyor.
Uzmanlar bunu “kontrollü sürtüşme” olarak tanımlıyorlar. Yani eşit şartlarda görüşmeleri zorlamak için yapılıyor.



Kaynak : 