Global krizin patlaması ve kasım ayından bu yana ortaya çıkan işten çıkarmalar, IBM Türk firmasındaki çalışanların yılbaşından bu yana önce kendi içlerinde, sonra tüm sektörü yönlendirerek gelişen “bilişimde örgütlenme” konusunu bir süredir okuyucularımıza detayları ile sunmaya çalışıyoruz.
IBM’in 5 yıldır zam yapmaması, şirketin kuruluşundan bu yana tüm dünyada çalışanlarına sağladığı IBM Özel Emeklilik Planını yürürlükten kaldırarak başka bir fona devretmek istemesi ve bu yolla tasarruf etmeyi hedeflediği iddiası ile gündeme gelen yönetim-çalışan gerilimi, IBM çalışanlarının, örgütlenme konusunda ciddi adımlar atarak, toplu sözleşme yapma hakkı olan bir sendikaya üye olmaları ile sonuçlanmıştı.
IBM çalışanları, “uzun yıllardır şirkette çalışanların ki de dahil, kazanılmış hakların, tek taraflı olarak kaldırılmaya çalışıldığını ve taşeronlaşma” sorunları olduğunu vurguluyorlar.
Çalışanların bu örgütlenme çabalarına karşın IBM Türkiye yönetimi de karşı adımlar atmıştı. IBM’e yakın çevreler bu adımları 3’e ayırıyorlar :
- Sendikal örgütlenmeye karşı mahkemeye gitmek
- Belli kişileri işten çıkarmak
- Belli kişilere farklı yaklaşımlar
Mahkeme süreci halen sürüyor. Bu konuda detayları, burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz dosyamızdan okuyabilirsiniz.
Biz bugün diğer bir adımdan yani “işten çıkarmalardan” ve bu konudaki önemli bir gelişmeden bahsetmek istiyoruz.
Süreci takip edenler, IBM’in attığı ilk karşı adımı, şirketin Genel Müdür Yardımcılarından Can Özler’in işten çıkartılması olarak tanımlıyorlar. Konuyla ilgili yorum yapan bir IBM’li
Özler sendikalı olmamasına rağmen, IBM’in geleneksel ilkeleri doğrultusunda, çalışanların yanında davrandığı için işten çıkarıldı.
diyor. Tabi Özler tek işten çıkarılan üst düzey yönetici değil. Aynı IBM’li şöyle devam ediyor :
Çalışanların haklarını kaybetmelerine razı olmayan ve kendileri de 20 yılı aşkın süredir başarıyla IBM’e hizmet etmiş yöneticilerden önce birini, sonra da diğer 2 yöneticisini arka arkaya işten atmak, IBM Türk şirketinin 70 yıllık tarihinde görülmüş bir olay değildir. Ama, çalışanlarca her ortamda IBM kurallarına bağlı kalınarak gayet etik bir şekilde gündeme getirilmesine, IBM Avrupa ve hatta Amerika yönetimine iletilmesine ve hatanın düzeltilmesi talep edilmesine rağmen, IBM bu kararından geri dönüş yapmadı.
IBM’liler üst yöneticilerin işten çıkarılma sürecinin devamı sırasında, Tezkop sendikasına geçiş sürecinin bu işten atılmalar nedeniyle hız kazandığını da şu sözlerle ileri sürüyorlar :
Yıllardır sınırlı yetkileri olan Biliş Sendikası ile gayet olumlu yürütülen faaliyetler tam yetkili TezKop Sendikasına geçiş sürecini hızlandırmış ve çalışanlarda iş güvenliği endişesi doğurmuştur. IBM Türk Yönetimi önce sudan sebeplerle sendikaya itiraz etmiş ve engellemek istemiştir. Bunun üzerine sendika dava açmış ve yasal süreci başlatmıştır.
Hatırlayacaksınız, IBM Türkiye yönetimi geçtiğimiz günlerde de, sendika temsilcisi olan 3 IBM çalışanını işten attı. Normal şartlar altında, şirketler sendika temsilcilerini işten atamaz. Ama IBM bu 3 kişiyi yine de işten attı. Atarken de, sendika temsilcisi olmaları dışı nedenler ileri sürüldü.İşten çıkardığı kişilerden iki tanesi 15 yıldan fazla bir süredir IBM’de çalışıyorlardı. 3cü temsilci ise birkaç yıllık bir IBM çalışanıydı.
Özetle, IBM, 3’ü yönetici ve 3’ü çalışan ama sendika temsilcisi olan toplam 6 kişiyi, aynı yıl içinde resmi olarak çeşitli nedenlerle işten atmış oldu. Bugün IBM çalışanları işten çıkarılmamak için ileri adım atmıyorlar ama bu 6 kişinin haksız atıldığını düşünüyorlar ve “IBM’in yıllardır süren geleneğine, çalışanlarına verdiği değere ne oldu?” diye soruyorlar.
Tabi konuştuğumuz çeşitli kaynakların üzerinde durduğu bir başka konu, “işten çıkarılanların bazılarına sadece kıdem ve ihbar tazminatları ödenirken, bazılarına 1 YTL bile ödenmediği” şeklinde.
Ayrıca işten çıkarılan 2 yöneticinin, IBM Özel Emeklilik Planı kapsamında 20 yılını tamamlayıp bu hakkını kazandıkları, diğer 3 tanesinin ise bu haklarını elde etmelerine çok az kala işten çıkarıldıkları ve kendilerine bu haklarına karşılık bir tazminat verilmediği de aldığımız bilgiler arasında.
Tabi bir de “Sağlık Sigorta paketleri” konusu anlatılıyor. İşten çıkarılanların hepsinin işten atıldıkları gün itibariyle, sağlık sigortalarının da durdurulduğu belirtiliyor. Bunun anlatılmasının özel bir nedeni var; yöneticilerden birisinin eşinin kanser hastası ve sürekli tedavi altında olmasına karşın, bu yöneticinin yıllardır süren sağlık sigortasına bile tolerans gösterilmediği not ediliyor. Üstelik kendisinin devam ettirmesine de müsaade etmeyerek, geri dönülemez bir şekilde iptali yapılmış.
Doğal olarak bu 6 kişinin, işten çıkarılmalarla ilgiliolarak mahkemeye gitmiş durumdalar. Davalar işe geri iade, tazminat hakları vs gibi konuları kapsıyor.
İşte bu davalardan birisinin sonuçlanmış olduğunu öğrendik. İlk dava açan kişi, ilk işten çıkarılan Eski Genel Müdür Yardımcısı Can Özler, IBM’e karşı açtığı davayı kazanmış durumda.
İş Hukuku Mahkemesi dava sonunda Can Özler’i haklı bularak, “işe iade edilmesine” karar verdi. Bundan sonra IBM’in davayı temyiz hakkı var, sonra Yargıtay süreci başlayabilir. Kesin karar da bu aşama sonunda verilecektir ancak IBM’in mahkeme süreci daha henüz başlıyor. Çünkü diğer 5 kişinin davaları da başlamış durumda ve çalışanlar bunları heyecanla takip ediyorlar. Konuştuğumuz bir IBM çalışanı :
Belki IBM Yönetimi bu olanlar sonrası geriye bakıp yeniden değerlendirmeler yapacak ve bir dünya devi olarak son gelişmelere göre en doğru kararları alacak ve tüm çalışanları rahatlatacak şekilde hareket edecektir.
diyor. Kaynaklar, Can Özler’in, kazanılmış tüm hakların hem kendisine, hem diğer işten atılanlara, hem de tüm çalışanlara verilmesini beklediğini, ve bunun gerçekleşmemesi durumunda “kazanılmış haklarını geri almaya yönelik davalar açacağını belirtiyorlar.
IBM çalışanları hem IBM’in sendikaya karşı açtığı mahkemeyi, hem de işten çıkarılan 6 kişinin sürmekte olduğu ve yeni açacakları davaları takip ediyorlar ve bir yandan da soruyorlar;
- Emeklilik Planlarımız ne olacak?
- Bunun için yıllardan bu yana ayrılmış ve 100 milyon doları bulan fonlar nasıl kullanılacak?
- IBM, bunu Türkiye’de nasıl çözümleyecek? Eskisi gibi devam mı edecek?
- Yoksa bu fon yeni bir şirkete devredilip çalışanlar bireysel emeklilik şirketiyle baş başa mı bırakılacak?
- Herkes gerçek haklarını alabilecek mi?
Biz de birlikte izleyecek ve sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Kaynak : 