web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Sosyal Medya

Sosyal Medya Bizi Gizlice Susturuyor mu?

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
3 Ocak 2023
-5651 - Erişim Engelleme, Günlük Haberler, Sosyal Medya
0
Sosyal Medya Bizi Gizlice Susturuyor mu?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Teknoloji hayatımıza sürekli yeni kelimeler katıyor. İşte yeni bir örnek; “Shadowbanning” yani “Gizli Susturma“. Kelimeyi ilk olarak Taleton Gillespie 2018 yılında yayınlanan “Custodians of the Internet” kitabında kullandı.

“Shadowbanning“de neymiş derseniz, burayı tıklayarak da okuyabilirsiniz. Şöyle diyor;

“Teknoloji platformları, sitenin temel kaynağını kontrol etmek için tavsiye algoritmaları kullanır: dikkat ; Bu algoritmalarla, yalnızca engellemek veya silmek değil, yanısıra belirli bir içeriği sessizce indirebilir veya gizleyebilirler. Bu şeffaf olmayan uygulamaya “gölge yasağı” denir.”

İngilizcedeki kelime “gölge yasağı” diye çevrilebilir ama Türkçesi “Gizli Susturma” daha doğru gibi duruyor. Türkiye’de daha önce bu konunun konuşulup, konuşulmadığını aradım ama bulamadım. Sanırım ilk defa dile geliyor. Bu nedenle ben böyle tanımlayacağım.

Shadowbanning, Wall Street Journal (WSJ)’deki habere bakarsanız, en çok YouTube, TikTok, Instagram ve Facebook tarafından uygulanıyor. Bu firmalardan biri içeriğinizi problemli bulursa, ancak tepki doğacağı için kaldırmak istemiyorsa, gizlice arka plana çektiği kaydediliyor.

“Shadowbanning”, ilk kez 2018’deki kitapta yazılmış ama gündeme oturması, Elon Musk’ın “Kuş Özgürleşti” ifadesiyle teslim aldığı Twitter için “eskiden kötüydü” mesajı vermeye yönelik olarak, aralık başında bağımsız gazetecilerle oluşturduğu TWİTTER FILES çabasının 2.bölümü olan Bari Weiss’ın şu tweet serisi ile oldu ;

Sosyal Medya Şirketleri GİZLİ SANSÜR Uyguluyor

“Shadowbanning”, sosyal medyadaki gönderilerinizin silinmediği, yerli yerinde durduğu ancak sosyal medya şirketinin bir nedenle beğenmemesi nedeniyle, neredeyse hiç kimsenin görmediği bir şekilde muhafaza ettiği bir tür “internet sansürü”.

Böyle bir olayın olduğunu bile bilmiyoruz. Çünkü mesajımız orada duruyor ama kimlerin gördüğü ya da göremediği konusunda fikrimiz yok. Görünmüyorsa, mesajımızın yeterli derecede ilgi çekmediğini düşünüyoruz. Aslında mesajı sosyal medya şirketi görülemez hale getirmiş. Ama farkında bile değiliz.

Aldığınız beğeni ve yorumların sayısı, Facebook grubunuzun üyelerin haber akışlarındaki görünürlüğü ve adınızın arama kutularındaki varlığı bir anda en aza inebilir.

“Gizli Susturma” olgusu artık bir gerçek. Çoğu sosyal medya platformu, insanların seslerini bilgilendirmeden kısıtlayan düzenleme önlemlerini kullanıyor.

Peki buna kim karar veriyor?

Algoritmalar Nelere Karar Veriyor?

Bir süredir tüm dünya sosyal medya şirketlerinin “ALGORİTMA”sına takmış durumda. Çünkü bu algoritmaların kim tarafından ve nasıl yönetildiği bilinmiyor. Bu algoritmaların şeffaf olması lazım ki, arka planda bir takım manipülasyonlar (yönlendirmeler) olmadığını anlayalım.

Örneğin; “George Floyd” gösterileri sırasında “Black Lives Matter” hareketinin üyeleri TikTok‘u “gölge yasaklama” ile suçladı. Firma o zaman teknik bir sorun olduğunu söyledi.

Anlatılan bir hikayeye göre, Amerikalı resim öğretmeni Jennifer Bloomer, sekiz yıldır aktivizm temalı sanat eserlerini paylaşmak ve dersleri duyurmak için Instagram’ı kullanıyordu. Sonra geçen sonbaharda, “Sanat yoluyla ırkçılık karşıtı çocuklar yetiştirmek” adlı bir sınıfı tanıtmaya çalışırken, çevrimiçi bildirim butonu çalışmayı durdurdu. Hesabı askıya alındığından değil. Bunun yerine, Instagram panosuna göre beğenilerinin azaldığını ve gönderilerini gören insan sayısının yüzde 90 kadar düştüğünü fark etmeye başladı. Ama herhangi bir açıklama yok.

Yani bu sosyal medya kurumları aslında “Algoritmik Nüfuz” kullanıyor. Bu önceleri spam’i kontrol etmek için uygulanmaya başladı. Covid sırasındaki yalan-yanlış bilgiler yüzünden genişledi. Frances Haugen tarafından ortaya atılan Facebook belgeleri,algoritmaların gönderileri toplumsal sağlık için öngörülen risk veya yanlış bilgi olma potansiyeli gibi faktörlere göre puanladığını ve Facebook akışında karmaşık bir içerik sıralama sistemi olduğunu ortaya çıkardı.

Şimdilerde, gönderileri toplum için oluşturdukları risk veya yanlış bilgi yayma olasılıkları gibi faktörlere dayalı olarak puanlamak için algoritmalar kullanıyor ve düşük puan alan gönderiler, kullanıcıların haber akışlarında geriye çekiliyor.

Bunun “toplum sağlığı” için yapıldığı gibi bir yaklaşım sözkonusu olsa da “şeffaf olmayışı” ile bazı sorular doğuruyor.

Shadowbanning’e Uğramış İsek, Düzeltilebilir mi?

Shadowbanning kelimesini icat eden Tarleton Gillespie, 2018’de yayınladığı kitabında, bireylerin bir şeylerin ters gittiğini hep hissettiklerini ama tanımlayamadıklarını ve ne yapacaklarını bilemeden, kendilerini çaresiz hissettiklerini yazıyordu.

Shadowbanning farkındalığı arttı ama yine de çözüm gözükmüyor. Gölge susturma ilgili olarak yasal süreç, her bir vakayla ilgili insan müdahalesi ve soruşturma gerekliliği nedeniyle zor bir şey olurdu.

Bireysel anlamda yapılacak şey sadece şu; bir itiraz seçeneği olup olmadığını görmek için platformu kontrol edin ve gerekiyorsa buraya başvurun.

Ama daha iyisi, gölge yasaklarından kaçınmaya çalışın.

  • Hizmet Şartlarını okuyun ve uygulayın,
  • Bağlantıları veya kopyala-yapıştır yapılan materyalleri yeniden kullanmayın,
  • İçerik şüpheliyse paylaşmayın,
  • Diğerlerine saygılı olun,
  • Yasak hashtag’ler veya başlıklar kullanmayın,
  • Yasadışı konulardan kaçının,

Bir çözümü, Gillespie önermiş; gönderdiğiniz her şey için, yayından kaldırılıp kaldırılmadığına veya görünürlüğünün azaltılıp azaltılmadığına – ve eğer öyleyse, hangi kuralı çiğnediğine dair tüm önemli bilgileri size veren küçük bir bilgi ekranı olması gerektiğini öne sürüyor.

Sezardan Çok Sezarcılık Varken, Shadowbanning ile Mücadele Nasıl Olmalı?

Ama “Shadowbanning” bireysel seviyeden daha yukarıda, toplumsal anlamda problemli bir konu. Bu nedenle sivil toplum örgütleri ya da Avrupa Birliği gibi kurumların, sosyal medya platformlarına karşı “algoritma şeffaflığı” taleplerini desteklemeliyiz.

Adil bir sosyal medya ortamı ancak böyle olabilir. Kurallar olmalı ama kurallar şeffaf ve herkese açık olmalı. Bu ayrıca toplumu da eğitecek bir araç haline gelebilir.

Ama maalesef “Sezardan çok Sezarcılık” yaklaşımımız var. Bunu anlamakta zorlanıyorum. İnsanlar gerekli-gereksiz ortaya atılıp, bir şeyleri –o birşeylerin yaptığından– daha fazla savunuyorlar. Bunun örneğini, geçenlerde yaşanan Ekrem İmamoğlu “eski büyükşehir belediye başkanı” olayında gördük. Google ve Wikipedia’nın dosdoğru bir açıklama borçluyken hiçbir açıklama yapmamalarına, özür dilememelerine karşın, uzun yıllardır içerik girdiğini belirten bir arkadaş, Wikipedia’yı savunan uzun bir cevap göndermiş bana. Kendisine tek soru sordum; “neden sizden cevap alıyorum da, Wikipedia’dan alamıyorum?” şeklinde. Öyle ya, belki bireysel bir cevap ama belki de Wikipedia çaktırmadan cevap mı yolluyor?

Bunun örneğini siyasette de çok görüyoruz. Siyasete soyunan her liderin taraftarları, çeşitli sorunlarını adeta görmüyor ve işin özü olan “bana iyi hizmet ediyor mu?” sorusu yerine “o benim liderim, ne yapsa yeridir” yaklaşımı ile davranıyor. Üstelik sadece “… kılıyım” diyen eğitimsizler değil, eğitimliler de aynı yaklaşımı gösteriyor.

Bu yaklaşımı bırakıp, bu sosyal medya platformlarına karşı da sorgulayıcı olmak zorundayız. Onlara “kullanıcının (ya da seçmenin) gücünü” yani kendilerinin asıl sermayeleri olan “bizlerin taleplerini” göstermek zorundayız. AKP’nin yarattığı “nefes alamama”, “özgürlüklerin yok edilmesi” gibi yaşam koşulları içinde bu sosyal medya platformları bir çeşit “nefes alma” yeri gibi gözükse de, Wikipedia, Netflix, Facebook, Google, Twitter, Instagram, Whatsapp, Telegram, Tiktok, hangisi olursa olsun, yanlışlık olduğunda bunu ikaz etmek zorundayız.

Hani kime ait olduğunu bilemediğimiz o cümle var ya, o çok doğru : “Toplumla hakettikleri yönetimlerle yönetilirler“.

Etiketler: Gizli Susturma (ShadowBanning))GoogleInstagramManşetMeta (Facebook)NetflixSosyal MedyaTelegramTiktokWhatsappWikipediaX.com (eski Twitter)

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.