Türk Telekom’daki sayılarının 27,527 olduğu bildirilen sözleşmeli personelin ücret ve sosyal haklarına yönelik Toplu İş Görüşmelerinin bugün itibariyle uyuşmazlıkla sonuçlandığı bildiriliyor. 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri Türk Telekom ile, üye sayısına göre yetkili kılınan Türkiye Haber-İş Sendikası arasında sürdürülüyordu. Sendika’dan yapılan açıklama şu şekilde:
TÜRKİYE HABER-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ALİ AKCAN’IN TÜRK TELEKOM A.Ş. 7. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ’NİN UYUŞMAZLIKLA SONUÇLANMASIYLA İLGİLİ YAPTIĞI
BASIN AÇIKLAMASI:
(27 TEMMUZ 2007 ANKARA)
Değerli Basın Mensupları
Türk Telekom ile yürüttüğümüz toplu sözleşme görüşmelerinde yasal sürenin sonuna gelinmiş olmasına rağmen üzerinde mutabakat sağlayamadığımız önemli maddeler olduğundan, bugün itibariyle uyuşmazlık tutanağı tutmak zorunda kaldığımızı belirtmek istiyorum.
Bilindiği üzere, Türk Telekom işyerlerinde geçerli olan VI dönem işletme toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi 28 Şubat 2007 tarihinde sona ermiştir. Yetki işlemlerinin tamamlanması üzerine hazırladığımız VII. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi teklifimiz Türk Telekom’a iletilmiş ve görüşmeler de 29 Mayıs 2007 tarihinde başlanmıştır. Bugüne kadar işveren ile 7 kez bir araya gelinerek 86 MADDE ÜZERİNDE MUTABAKAT SAĞLANMIŞTIR. Ancak 23 asıl 5 geçici olmak üzere toplam 28 madde üzerinde anlaşma sağlanamamıştır.
Türkiye Haber-İş Sendikası olarak her zaman tavrımız; sorunların masa başında, karşılıklı anlayış ve diyalog ile çözülmesini sağlamaktır.
VII.Dönem TİS teklifini hazırlarken, uygulamada şimdiye kadar ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmek, Özelleşen Türk Telekom’un yeni kazanmış olduğu statüye uyumunu sağlayarak değişim ihtiyacının önünü açmak ve bunları yaparken de uzun yıllardan bu yana sürdürülen onurlu bir mücadele ile elde edilen kazanımlarımızı korumak temel amaç olarak esas alınmıştır. Hiçbir teklifimizde karşılanamayacak talepler ile şirketi zora sokmak gibi bir yaklaşım sergilenmemiştir. Bu olumlu ve tutarlı yaklaşımız nedeniyle, teklifimizdeki gerekçeler büyük bir açık yüreklilikle işveren ile de paylaşılmıştır.
Bütün bunlar yapılırken temel amacımız görüşmelerin uzlaşma ile masa başında sona erdirilmesidir.
Uyuşmazlık konusu olan maddeler, genel olarak ücret ve sosyal yardımlar ile toplu sözleşmenin kapsamı, hizmetlerin alt işverene gördürülmesi ve işçiliğe geçen emekli sandığına tabi personelin bu hizmetlerinin kıdem tazminatı ile birlikte, diğer özlük haklarında da değerlendirilmesi ile ilgili düzenlemeleri ihtiva etmektedir.
Değerli Basın mensupları,
Hiçbir zaman ücret sendikacılığı peşinde olmadığımız, bizi takip edenler tarafından bilinen bir gerçektir. Bizim temel yaklaşımımız işimize sahip olmak, ona değer katmak, böylece işyerinin kar etmesini sağlayarak bundan da hakkımız olanı almaktır. Nitekim özelleştirme sonrası Türk Telekom’un açıkladığı kar miktarındaki artış herkesten ziyade biz çalışanları memnun etmiştir.
Bir işyerinde iş barışının korumasındaki en temel etken ücrette adaletli olmak ve aynı işi yapanlar arasında ücret farklılığı oluşturmamaktır. Ancak, özelleştirme sonrası yeni yönetim tek taraflı bir ücret belirlemesi yaparak aynı unvanda bulunan, hatta aynı veya benzer işi yapan bir kısım çalışanların ücretlerine önemli oranda zam yapmıştır.
Sendika olarak bizim talebimiz, sendikal örgütlenme içinde olmayan emsali işçiler için belirlenmiş olan ücretlerin aynısının, üstelik de bir buçuk yıl sonra sendikamız üyesi işçiler için de verilmesidir. Sanırım, bu ücretlerin altında bir ücrete imza atmamızı, eğer başka bir niyetleri yoksa, aklı ve mantığı duygularının önünde olan hiç kimse bizden bekleyemez.
İşveren ile üzerinde uzlaşamadığımız diğer bir husus da toplu sözleşmesinin kapsamı ile ilgilidir.
Kapsam dışı personel, toplu pazarlık sürecimizin en önemli meselelerinden biridir. Toplu sözleşmenin kapsamı, sendikamızın işyerindeki örgütlülüğünü, etki alanını ve başarı şansımızı belirleyecektir.
Esasen başlı başına kapsam dışı personel uygulaması, Anayasa’ya ve Sendikalar Kanununa aykırıdır. Bu uygulama, çalışanların sendikalaşma ve toplu pazarlık haklarının kendi rızaları dışında, ellerinden alınmasıdır ve uluslararası normlarla bağdaşmadığı gibi Anayasa ile sağlanmış güvenceleri hiçe saymaktadır.
Kapsam dışı personel tanımının içinde Kanunun zorunlu olarak kapsam dışında bıraktığı bir grubu tartışmasız olarak kabul etmek gerekecektir. Ancak sendikamız ve işverenin karşılıklı mutabakatı ile kapsam dışında bırakılan personel sayısının amacını aşmaması gereklidir.
Türk Telekom’un ve Türk Telekom ‘da çalışan kadrolu ve sözleşmeli personelin statü değişikliğini düzenleyen 2000 yılında çıkarılan 4502 sayılı kanuna uygun olarak 4.9.2000 tarihinde Sendikamız ve Türk Telekom arasında imzalanan Protokol ile yürürlükteki toplu sözleşmenin bazı maddeleri revize edilmiş ve o günün koşullarına göre kapsam maddesi de yeniden düzenlenmiştir.
Bu düzenlemede bazı unvanlar kapsam dışında bırakılırken, bazı işlerde ve işyerlerinde çalışanlar da unvanlarına bakılmaksızın kapsam dışında bırakılmıştır.
Özelleştirme öncesi nakil hakkı bulunan kapsam dışı personel için, bu haklarının muhafazası sağlanmış, ancak olması gereken kapsam dışı uygulaması da TİS eki EK:A cetvelde belirtilmiştir.
Aynı unvanda hem kapsam içi, hem de kapsam dışı personel bulunması, ücret ve özlük hakları bakımından kapsam içinde bulunanlar aleyhinde farklılık oluşturulduğunda işyeri barışının bozulmasına yol açmaktadır.
Nitekim, yukarıda da belirtildiği üzere 2006 yılı başından itibaren 1.Tip sözleşme imzalayan personelin ücretlerinin İŞVEREN tarafından aynı unvandaki kapsam içi personel ücretlerinden yüksek belirlenmesi bundan kaynaklanan olumsuzluğun yaşanmasına, bu aşamada da sözleşme görüşmelerinin tıkanmasına sebep olmuştur.
Ayrıca, kapsam dışında kalacak işyerleri ile ilgili Türk Telekom bünyesinde iller arasında şimdiye kadar uygulama birliği sağlanamamıştır. Yani işveren kendisi dahi bu süreci yönetememiştir.
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin en önemli işlevlerinden birisi uygulamada ortaya çıkan sorunları masa başında görüşerek çözüme kavuşturmaktır.
Bu nedenle Sendika olarak kapsam maddesine yaklaşımımız, Anayasa ve Sendikalar Kanununa uygun olarak işveren adına hareket eden işveren vekili konumundaki çalışanlar dışında, tüm işçilerimizin sözleşme kapsamında olmasıdır.
İşverenin kapsam ile ilgili teklifini samimi ve iş gereklerine uygun bulmuyoruz. Teklif ile sendika üyeleri ev ve işyeri müşteri telefonunun ucundaki kablo ile santral arasına sıkıştırılmaktadır.
Böylece diğer bütün Telekom temel altyapısını oluşturan sistemlerin ve işgücünün yoğunlaşacağı alanların dışına çıkarılarak asıl işimiz ve geleceğimiz elimizden alınmaya çalışılmaktadır.
Sonuç olarak sona eren toplu sözleşmeye göre çalışanların üçte biri kapsam dışında iken, İşveren kapsam maddesi ile yaptığı teklif sonucu, çalışanların yarısını kapsam dışına çıkararak, sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.
Bunun ne anlama geldiğini sizlerin insaflı yorumlarına bırakıyorum.
Saygıdeğer Basın Mensupları,
Bu aşamadan sonra, resmi arabulucunun iştiraki ile bir araya gelip taleplerimizi bir daha işverene anlatma ve çözüm sağlama şansımız bulunduğunu düşünüyorum. Bu şans da iyi kullanılmaz ise Türk Telekom işçisine greve gitmekten başka bir yol bırakılmayacaktır.
Şunu bir kez daha samimiyetle ifade etmek istiyorum. Greve gidilmesi halinde bundan her iki tarafın da kazanan durumda olmayacağını biliyoruz ve barışçı çözüm yollarının ciddiyet ve vakar içinde kullanılmasını öneriyoruz. Ancak, bütün bu iyi niyetli yaklaşımlarımıza rağmen bize sokak gösterilir ise bu yola başvurmakta da kararlı olduğumuzu belirtmek istiyoruz.
Saygı ile değerli kamuoyuna duyurulur.
TÜRKİYE HABER-İŞ SENDİKASI
YÖNETİM KURULU
Sendika Başkanı Ali Akçam ile yapılan röportajı burayı tıklayarak, Türk Telekom yönetiminden yine bu konuyla ilgili olarak yapılan açıklamayı burayı tıklayarak ve işveren Türk Telekom’un verdiği teklifle ilgili olarak Sendika değerledirmelerini ise burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 