Bilişim Kurultayı içinde yer alan “Bilişimde Örgütlenme” panelinde yer verilen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sadettin Akyıl tarafından hazırlanan sunumunu ilk bölümünü burayı tıklayarak, ikinci bölümünü burayı tıklayarak ve üçüncü bölümünü de burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Yine sayılı Kanunun 15 inci maddesinde; ILO Sözleşmelerinde yer alan ve ülkelerin kendi koşullarına uygun düzenleme yapabilmelerine olanak sağlayan hükümleri dikkate alınarak belirlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı Mensupları, Yüksek Yargı Organları başkan ve üyeleri ile işveren vekili durumundaki üst düzey kamu yöneticileri Kanun kapsamı dışında tutulmuşlardır.
4688 sayılı Kanun ile kamu görevlilerinin örgütlenme hakkı toplu görüşme hakkıyla birlikte güvenceye kavuşturulmuştur. Kanun gereğince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen yetkili sendikalar, 5 yıldır hükümeti temsilen katılan kamu işveren kurulu ile görüşmeler yapılmaktadır.
Bu Kanun’la kamu görevlileri ile devlet arasında ilk kez bir sosyal diyalog yolu açılmıştır
Anayasa maddelerinden de anlaşılacağı üzere, kamu görevlileri sendikalarına grev ve toplu sözleşme hakkının tanınması, iç hukukta gerekli değişikliklerin yapılmasına bağlı bulunmaktadır.
Kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkı ile sendikal hakların daha geniş kamu çalışanları kitlesine yaygınlaştırılması Avrupa Birliği sürecinde değerlendirilmektedir
Uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi yanı sıra onayladığımız uluslararası sözleşmeler ile Avrupa Birliği Mevzuatına uyum sağlanması amacıyla Anayasada ve 2821 sayılı Kanunda zaman zaman değişiklikler yapılmıştır. Sendikalar Kanununda 11 kez değişiklik yapılmıştır. Tabii ki bunların yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir ve bu değişim süreci devam etmektedir.
2821 sayılı Sendikalar ve 2822 sayılı Toplu İş sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunlarının günümüz koşullarına, Avrupa Birliği Mevzuatına ve ILO normlarına uygun hale getirilmesi amacıyla sosyal taraflarca uzlaşma kültürü kapsamında değerlendirilmiş ve son şekli verilmiştir. T.B.M.M Genel Kurulunda bulunan Taslaklar görüşülmeyi beklemektedir.
Getirilen değişikliklerin yürürlüğe girmesi ile sendikal kuruluşlar bakımından önemli bir düzenleme gerçekleşmiş ve uygulamada karşılaşılan sorunlar da önemli ölçüde giderilmiş olacaktır.
Kamuoyunda ve uluslararası platformlarda çok tartışılan konulardan birisi de Çiftçilerin, Köylülerin, Emeklilerin, İşsizlerin Sendikalar şeklinde örgütlenmeleridir.
Bilindiği üzere, 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu doğrudan çalışan kesimleri kapsayan, onların örgütlenme ve toplu pazarlık haklarını düzenleyen yazılı metinlerdir. Bu Yasaların hiç birinde çiftçilerin, köylülerin, emeklilerin, işsizlerin sendika kurabileceklerine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Kazanç paylaşma dışında, kanunla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere belirli sayıdaki meslek sahibinin veya kişinin bilgi ve çalışmalarını birleştirmek suretiyle her zaman Dernek şeklinde örgütlenmeleri mümkün bulunmaktadır.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin Tüm Emekliler Sendikası ile ilgili 2006/11979 Esas ve 2006/14232 sayılı Kararında; aktif çalışma hayatından ayrılmış olanların, Dernekler Kanunu’na göre önceden izin almadan dernek veya vakıf gibi dayanışma örgütleri kurarak amaçları doğrultusunda faaliyette bulunma hakları olduğu, bunun yerine yasalarla sadece çalışanlara yönelik olarak düzenleme altına alınmış olan “sendika” şeklinde örgütlenmelerinin mümkün olmadığı, çünkü Medeni Kanun’un 47.maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişiliğinin kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca elde edileceği belirtilmiştir.
Makalenin devamını pazartesi okuyacaksınız.

Kaynak : 